Zeytinyağı Endüstrisi
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarNihat IŞIK13 Temmuz 2026 13:52

ORCID ID

0000-0002-0054-5700

Zeytin ağacı binlerce yıldır Filistin coğrafyasının ayrılmaz bir parçası, Filistin kimliğinin, kültürünün ve geleneğinin bir sembolüdür. Filistinli çiftçilerin çoğunluğu, en azından kısmen zeytin yetiştiriciliğine bağımlıdır. Zeytin tarımının mevcut kârlılığı, son yıllarda yeni ağaçlar diken ve bahçelerine bakan çiftçilerin artışından açıkça görülmektedir. İyi bir yılda zeytinyağı sektörü en yoksul topluluklardan bazılarına yılda 100 milyon doların üzerinde gelir katkısında bulunmaktadır. Filistin Ticaret Merkezi (PalTrade) verilerine göre ise, zeytin sektörünün değeri iyi yıllarda 160 milyon ile 191 milyon dolar arasında değişmektedir. İşgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki tüm ekili arazilerin neredeyse yarısına zeytin ağacı (yaklaşık 10 milyon) ekilmiştir. Zeytin yetiştiriciliğinin güçlü sosyal ve siyasi yönleri de vardır. Çünkü zeytin bahçelerinin dikilmesi genellikle İsrail veya ithal gaspçı yerleşimciler tarafından topraklara el konulmasını önleme ve Filistinlilerin geçim kaynaklarını koruma girişimidir. Filistin Merkez İstatistik Bürosu’na göre, 2019 yılında yaklaşık 177.000 ton zeytin sıkılarak 39.600 ton zeytinyağı üretilmiştir. Bu da yaklaşık 30.000 litreye (7.925 galon) tekabül etmektedir. İlgili yılda en fazla zeytinyağı üretimi 10.442 tonla Cenin, Tubas ve Kuzey Vadileri vilayetlerinde yapılırken, bunları 6.031 tonla Tulkarim, 5.582 tonla Gazze Şeridi izlemiştir. Zeytinyağı Filistin halkı tarafından yoğun olarak kullanılmaktadır ve üretimin çoğu iç piyasada tüketilmektedir (El Jazairi, 2010: 5; Haddad & Tahhan, 2023; World Bank, 2006: 1).Tarımsal bir ürün olmanın ötesinde Filistinlilerin toprağa olan bağlılığının bir sembolü olan zeytin ağacının kökleri toprakla bağı, dalları ise zorla yerinden edilmeyi temsil etmektedir. Büyük bir kültürel öneme sahip olan ve tarihsel olarak bir barış sembolü olan zeytin dalı genellikle güvercinin ağzında resmedilmektedir. Yıllardır Filistinlilere her türlü zulmü yapan işgalci İsrail askerleri ve ithal gaspçı yerleşimciler sadece insanlara zarar vermekle kalmamakta; topraklara erişimi kısıtlamakta, “ayrım duvarı” ile birçok çiftçiyi zeytinliklerinden ayırmakta ve zeytin ağaçlarını sökmektedir. “Ayrım duvarı” nedeniyle maalesef zeytin ağaçlarının çoğunlukta bulunduğu geniş tarım arazileri duvarın diğer tarafında kalmıştır. Filistin ile işgalci İsrail yönetimi arasında 1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” işgal altındaki Batı Şeria’yı; A, B ve C bölgelerine ayırırken, işgalci İsrail, özellikle Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 64’ünü oluşturan C Bölgesinde hasada izin vermemektedir. Kudüs Uygulamalı Araştırma Enstitüsü (ARIJ) tarafından 2012 yılında yayımlanan bir araştırmada, İsrailli yetkililerin 1967 yılından bu yana Batı Şeria’da 800 bin Filistin zeytin ağacının söküldüğünü tahmin etmektedir. Levant’ın ılıman Akdeniz ikliminde, zeytin ağaçları yüzyıllardır meyvelerinin ve onlardan elde edilen ipeksi, altın rengi yağın satışından istikrarlı bir gelir kaynağı sağlamıştır. Bugün Filistin topraklarında 80.000 ila 100.000 aile birincil ya da ikincil gelir kaynağı olarak zeytine ve yağına bel bağlamış durumdadır. Bunlar arasında kadın çalışanların oranı yüzde 15’ten fazladır. Sektör yerel meyve üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturmakta ve yerel ekonomiye yaklaşık yüzde 14 oranında katkıda bulunmaktadır: Zeytin hasadının yüzde 93’ü zeytinyağı yapımında kullanılmaktadır. Geri kalanıyla; turşu, sofralık zeytin ve sabun üretilmektedir. Filistin’in Nablus şehri uzun zamandır antioksidan açısından zengin ve cilde iyi gelen zeytinyağı sabununun üretimiyle ünlü bir yerdir. Zeytin hasadının büyük kısmı yurt içinde tüketilmekte, kalan kısmı ise Ürdün başta olmak üzere uluslararası organik ve serbest ticaret piyasalarına ihraç edilmektedir. 2008’de hayatını kaybeden, eserlerinde zeytine göndermelerde bulunan ünlü Filistinli şair Mahmud Derviş 1964 tarihli şiir koleksiyonu Zeytin Ağacının Yaprakları’nda şöyle yazmıştır: “Zeytin her daim yeşil bir ağaçtır; Zeytin her daim yeşil kalacaktır; Evren için bir kalkan gibi” (Kuttab, 2021; Yüksel, 2024; Hedroug, 2023; Haddan & Tahhan, 2023; Salerno, 2016/2017).Siyonist İsrail yönetimi her geçen gün işgalin sınırlarını genişletirken, aynı zamanda tarım alanlarını yok ederek ve su kaynaklarını yer altında kendi topraklarına yönlendirerek Filistinlilerin yaşam hakkını tamamen elinden alan her türlü faaliyeti gerçekleştirmektedir. Nitekim sadece son üç yılda Batı Şeria’da 20 bin civarında zeytin ağacının işgal ordusu tarafından kesilmiş olması bunun en bariz örneklerindendir. Ömrü potansiyel olarak 2.000 yıla kadar çıkabilen bir zeytin ağacının tekrar büyümesi 20 yıl, ağacın meyve vermeye başlaması ise 20 yıldan çok daha uzun sürebilmektedir. Zeytin ağaçlarının fiziksel olarak yok edilmesinin yanı sıra, Batı Şeria’daki birçok Filistinli çiftçinin, Filistin topraklarında yasa dışı olarak inşa edilen, işgalci Yahudi topluluklarının yaşadığı gasp birimlerinin yakınındaki kısıtlı alanlardaki arazilerine erişmek için İsrail’den izin almaları gerekmektedir. Bugün işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’ün doğusunda en az 250 gasp birim 600.000 ila 750.000 arasında İsrailli ithal gaspçı yaşamaktadır. Filistinli çiftçilerin yılda birkaç gün hariç gasp birimlerine yakın bölgelerdeki arazilerinin çoğuna erişmeleri yasaktır. İnsan hakları grubu HaMoked’e göre, izin onay oranları yıllar içinde düşüş göstermektedir. 2020 yılında arazi erişim izinlerinin yalnızca yüzde 24’ü onaylanmıştır (Haddan and Tahhan, 2023; Salerno, 2016/2017; TİHEK, 2024: 13).Filistin’in çeşitli tarımsal ürünlerine yasaklar getiren ve dolaylı yoldan bu yasakları cezalandırma yöntemi olarak kullanan işgalci İsrail, Filistin ekonomisini tam anlamıyla kontrol etmekte ve bu işgal sürecini sadece Filistinlileri katletmek suretiyle yapmamakta, aynı zamanda onların yaşam şartlarını zorlaştırmakta ve Filistinlilerin bağımsız ekonomik faaliyetler yapmasına izin vermemektedir. Bu kapsamda işgalci İsrail’in her türlü araç vasıtasıyla çok boyutlu bir soykırım gerçekleştirdiğini belirtmek gerekir (TİHEK, 2024: 13, 162).Siyonist İsrail kurulduğu günden beri zeytin ağaçlarını sökerek yerine çam ağaçları dikmekte ve Filistinlilere ait tarım arazilerini gasp etmektedir, Bundan dolayı, işgalci İsrail’in Filistin toprakları üzerinde kurduğu gaspçı sömürgecilik sisteminin dinamiklerini çözümlemeden Filistin’in gerçek özgürlüğe kavuşmasının mümkün olmayacağını vurgulamak gerekir (Demircan, 2023: 38).Okuma ÖnerileriWorld Bank (2018). Case Study: Developing the Olive Oil Sector in Palestine by Marketing a Specialty Brand. Erişim Tarihi: 20.06.2025, https://documents1.worldbank.org/curated/en/102921525413350532/pdf/125938-WP-P156637-PUBLIC-Palestine.pdf.

Zeytinyağı Endüstrisi

Zeytin ağacı binlerce yıldır Filistin coğrafyasının ayrılmaz bir parçası, Filistin kimliğinin, kültürünün ve geleneğinin bir sembolüdür. Filistinli çiftçilerin çoğunluğu, en azından kısmen zeytin yetiştiriciliğine bağımlıdır. Zeytin tarımının mevcut kârlılığı, son yıllarda yeni ağaçlar diken ve bahçelerine bakan çiftçilerin artışından açıkça görülmektedir. İyi bir yılda zeytinyağı sektörü en yoksul topluluklardan bazılarına yılda 100 milyon doların üzerinde gelir katkısında bulunmaktadır. Filistin Ticaret Merkezi (PalTrade) verilerine göre ise, zeytin sektörünün değeri iyi yıllarda 160 milyon ile 191 milyon dolar arasında değişmektedir. İşgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki tüm ekili arazilerin neredeyse yarısına zeytin ağacı (yaklaşık 10 milyon) ekilmiştir. Zeytin yetiştiriciliğinin güçlü sosyal ve siyasi yönleri de vardır. Çünkü zeytin bahçelerinin dikilmesi genellikle İsrail veya ithal gaspçı yerleşimciler tarafından topraklara el konulmasını önleme ve Filistinlilerin geçim kaynaklarını koruma girişimidir. Filistin Merkez İstatistik Bürosu’na göre, 2019 yılında yaklaşık 177.000 ton zeytin sıkılarak 39.600 ton zeytinyağı üretilmiştir. Bu da yaklaşık 30.000 litreye (7.925 galon) tekabül etmektedir. İlgili yılda en fazla zeytinyağı üretimi 10.442 tonla Cenin, Tubas ve Kuzey Vadileri vilayetlerinde yapılırken, bunları 6.031 tonla Tulkarim, 5.582 tonla Gazze Şeridi izlemiştir. Zeytinyağı Filistin halkı tarafından yoğun olarak kullanılmaktadır ve üretimin çoğu iç piyasada tüketilmektedir (El Jazairi, 2010: 5; Haddad & Tahhan, 2023; World Bank, 2006: 1).


Tarımsal bir ürün olmanın ötesinde Filistinlilerin toprağa olan bağlılığının bir sembolü olan zeytin ağacının kökleri toprakla bağı, dalları ise zorla yerinden edilmeyi temsil etmektedir. Büyük bir kültürel öneme sahip olan ve tarihsel olarak bir barış sembolü olan zeytin dalı genellikle güvercinin ağzında resmedilmektedir. Yıllardır Filistinlilere her türlü zulmü yapan işgalci İsrail askerleri ve ithal gaspçı yerleşimciler sadece insanlara zarar vermekle kalmamakta; topraklara erişimi kısıtlamakta, “ayrım duvarı” ile birçok çiftçiyi zeytinliklerinden ayırmakta ve zeytin ağaçlarını sökmektedir. “Ayrım duvarı” nedeniyle maalesef zeytin ağaçlarının çoğunlukta bulunduğu geniş tarım arazileri duvarın diğer tarafında kalmıştır. Filistin ile işgalci İsrail yönetimi arasında 1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” işgal altındaki Batı Şeria’yı; A, B ve C bölgelerine ayırırken, işgalci İsrail, özellikle Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 64’ünü oluşturan C Bölgesinde hasada izin vermemektedir. Kudüs Uygulamalı Araştırma Enstitüsü (ARIJ) tarafından 2012 yılında yayımlanan bir araştırmada, İsrailli yetkililerin 1967 yılından bu yana Batı Şeria’da 800 bin Filistin zeytin ağacının söküldüğünü tahmin etmektedir. Levant’ın ılıman Akdeniz ikliminde, zeytin ağaçları yüzyıllardır meyvelerinin ve onlardan elde edilen ipeksi, altın rengi yağın satışından istikrarlı bir gelir kaynağı sağlamıştır. Bugün Filistin topraklarında 80.000 ila 100.000 aile birincil ya da ikincil gelir kaynağı olarak zeytine ve yağına bel bağlamış durumdadır. Bunlar arasında kadın çalışanların oranı yüzde 15’ten fazladır. Sektör yerel meyve üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturmakta ve yerel ekonomiye yaklaşık yüzde 14 oranında katkıda bulunmaktadır: Zeytin hasadının yüzde 93’ü zeytinyağı yapımında kullanılmaktadır. Geri kalanıyla; turşu, sofralık zeytin ve sabun üretilmektedir. Filistin’in Nablus şehri uzun zamandır antioksidan açısından zengin ve cilde iyi gelen zeytinyağı sabununun üretimiyle ünlü bir yerdir. Zeytin hasadının büyük kısmı yurt içinde tüketilmekte, kalan kısmı ise Ürdün başta olmak üzere uluslararası organik ve serbest ticaret piyasalarına ihraç edilmektedir. 2008’de hayatını kaybeden, eserlerinde zeytine göndermelerde bulunan ünlü Filistinli şair Mahmud Derviş 1964 tarihli şiir koleksiyonu Zeytin Ağacının Yaprakları’nda şöyle yazmıştır: “Zeytin her daim yeşil bir ağaçtır; Zeytin her daim yeşil kalacaktır; Evren için bir kalkan gibi” (Kuttab, 2021; Yüksel, 2024; Hedroug, 2023; Haddan & Tahhan, 2023; Salerno, 2016/2017).


Siyonist İsrail yönetimi her geçen gün işgalin sınırlarını genişletirken, aynı zamanda tarım alanlarını yok ederek ve su kaynaklarını yer altında kendi topraklarına yönlendirerek Filistinlilerin yaşam hakkını tamamen elinden alan her türlü faaliyeti gerçekleştirmektedir. Nitekim sadece son üç yılda Batı Şeria’da 20 bin civarında zeytin ağacının işgal ordusu tarafından kesilmiş olması bunun en bariz örneklerindendir. Ömrü potansiyel olarak 2.000 yıla kadar çıkabilen bir zeytin ağacının tekrar büyümesi 20 yıl, ağacın meyve vermeye başlaması ise 20 yıldan çok daha uzun sürebilmektedir. Zeytin ağaçlarının fiziksel olarak yok edilmesinin yanı sıra, Batı Şeria’daki birçok Filistinli çiftçinin, Filistin topraklarında yasa dışı olarak inşa edilen, işgalci Yahudi topluluklarının yaşadığı gasp birimlerinin yakınındaki kısıtlı alanlardaki arazilerine erişmek için İsrail’den izin almaları gerekmektedir. Bugün işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’ün doğusunda en az 250 gasp birim 600.000 ila 750.000 arasında İsrailli ithal gaspçı yaşamaktadır. Filistinli çiftçilerin yılda birkaç gün hariç gasp birimlerine yakın bölgelerdeki arazilerinin çoğuna erişmeleri yasaktır. İnsan hakları grubu HaMoked’e göre, izin onay oranları yıllar içinde düşüş göstermektedir. 2020 yılında arazi erişim izinlerinin yalnızca yüzde 24’ü onaylanmıştır (Haddan and Tahhan, 2023; Salerno, 2016/2017; TİHEK, 2024: 13).


Filistin’in çeşitli tarımsal ürünlerine yasaklar getiren ve dolaylı yoldan bu yasakları cezalandırma yöntemi olarak kullanan işgalci İsrail, Filistin ekonomisini tam anlamıyla kontrol etmekte ve bu işgal sürecini sadece Filistinlileri katletmek suretiyle yapmamakta, aynı zamanda onların yaşam şartlarını zorlaştırmakta ve Filistinlilerin bağımsız ekonomik faaliyetler yapmasına izin vermemektedir. Bu kapsamda işgalci İsrail’in her türlü araç vasıtasıyla çok boyutlu bir soykırım gerçekleştirdiğini belirtmek gerekir (TİHEK, 2024: 13, 162).


Siyonist İsrail kurulduğu günden beri zeytin ağaçlarını sökerek yerine çam ağaçları dikmekte ve Filistinlilere ait tarım arazilerini gasp etmektedir, Bundan dolayı, işgalci İsrail’in Filistin toprakları üzerinde kurduğu gaspçı sömürgecilik sisteminin dinamiklerini çözümlemeden Filistin’in gerçek özgürlüğe kavuşmasının mümkün olmayacağını vurgulamak gerekir (Demircan, 2023: 38).

Okuma Önerileri

World Bank (2018). Case Study: Developing the Olive Oil Sector in Palestine by Marketing a Specialty Brand. Erişim Tarihi: 20.06.2025, https://documents1.worldbank.org/curated/en/102921525413350532/pdf/125938-WP-P156637-PUBLIC-Palestine.pdf.

Kaynakça

Demircan, Selvanur (2023). “İşgalin Ötesi: İsrail’in Yerleşimci Sömürgeciliği”. Platform Dergisi, 104, 26-31. Erişim Tarihi: 20.05.2025, https://platform.ilke.org.tr/uploads/2024/02/a50df33bccb64ceae-730e15c80df5c59.pdf.

Haddad, Mohammed & Tahhan Al, Zena (2021). “Infographic: Palestine’s Olive Industry”. Al Jazeera. Erişim Tarihi: 18.05.2025, https://www.aljazeera.com/news/2021/10/14/infographic-palestines-olive-industry.

Hedroug, Leyla (2023). “Israel’s Campaign Against Palestinian Olive Trees”. Yale’s Undergraduate Global Affairs Journal. Erişim Tarihi: 20.05.2025, https://yris.yira.org/column/israels-campaign-against-on-palestinian-olive-trees/.

Kuttab, Daoud (2021). “How the Olive Tree Came to Symbolize Palestinian National Identity”. Arab News. Erişim Tarihi: 25.05.2025, https://www.arabnews.com/node/1976171/middle-east.

Salerno, Anna Lucia (2016/2017). “Palestinian Olive Trees Under Attack”. Commodities, Conflict, and Cooperation, Fall 2016 & Winter 2017. Erişim Tarihi: 21.05.2025, https://sites.evergreen.edu/ccc/foodhousing/palestinian-olive-workers-resisting-israeli-settlement/.

TİHEK (2024). Filistin’de İnsan Hakları İhlalleri ve Gazze Soykırımı Raporu. Erişim Tarihi: 22.05.2025, https://www.tihek.gov.tr/public/editor/uploads/HA4SVxYn.pdf.

World Bank (2006). Brief Overview of the Olive and the Olive Oil Sector in the Palestinian Territories, West Bank and Gaza Program, World Bank Report. Erişim Tarihi: 23.05.2025, https://www.un.org/unispal/document/auto-insert-203052/.

Yüksel, Yeşim (2024). “İsrail, Son 20 Yılda Filistinlilere Ait 800 Bin Zeytin Ağacını Yok Etti”. AA. Erişim Tarihi: 15.05.2025, https://www.aa.com.tr/tr/ayrimcilikhatti/ayrimcilik/israil-son-20-yildafilistinlilere-ait-800-bin-zeytin-agacini-yok-etti/1819400.

el-Jazairi, Lara (2010). “The Road to Olive Farming Challenges to Developing the Economy of Olive Oil in the West Bank”. QXFAM, 36. Erişim Tarihi: 20.25.2025, https://oi-files-d8-prod.s3.eu-west-2.amazonaws.com/s3fs-public/file_attachments/the-road-to-olive-farming_0_3.pdf.

Atıf İçin

apaIşık, N. (2026). Zeytinyağı Endüstrisi. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1647-1649) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadIşık, Nihat. “Zeytinyağı Endüstrisi”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1647-1649. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Zeytinyağı Endüstrisi" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Okuma Önerileri

KÜRE'ye Sor