
ORCID ID
0009-0003-3183-2256
Filistin maliyesi sistemi, işgal politikalarının gölgesinde gelişen bir yapıya sahiptir. Bu durum maliye sisteminin kamu gelirlerini, kamu harcamasını ve şeffaflığı büyük ölçüde etkilemiştir. 1967 öncesinde Batı Şeria’daki vergi sistemi Ürdün vergi sistemine, Gazze’deki ise Mısır vergi sistemine tabiydi (Sabri, 1995: 7-8). 1967 sonrasında belirli bir dönem, Filistin bütçeleri işgal güçlerinin savunma bakanlığı bütçesine dahil edilmiştir (Sabri, 1995: 29, 67). 1993-1995 yılları arasında imzalanan Paris Protokolü, Oslo I Anlaşması ve Oslo II Anlaşması ile birlikte Filistin malî sistemi kısmen farklı bir yapıya kavuşmuştur. Bu anlaşmalarla kurulan sistemde, Filistin maliyesinin başlıca kamu gelirleri iç vergi gelirleri, takas gelirleri; ruhsatlar, izinler ve kayıtlar için ödenen harçlar ve dış desteklerden oluşmaktadır.Filistin Yönetimi yalnızca Batı Şeria’nın A ve B bölgelerinde iç vergi gelirlerini toplamaktadır (Nashashibi, 2015: 10). İç vergi gelirleri katma değer vergisi, gelir vergisi ve varlık vergisinden oluşmakta; bu gelirlerin yüzde 70-80’lik bir bölümü, çoğunluğunu 300 şirketin oluşturduğu dar bir vergi tabanından toplanmaktadır (Nashashibi, 2015: 40). Gelir vergisi oranları bireyler için yüzde 5, yüzde 10 ve yüzde 15’lik vergi dilimlerini kapsarken, kurumlar için yüzde 15 düzeyindedir (Nashashibi, 2015: 41). Filistin kamu gelirlerinin üçte ikisine tekabül eden bir kısmı ise C bölgesinde işgal güçleri tarafından toplanmakta ve Filistin Yönetimi’nin takas gelirlerini teşkil etmektedir (MAS, 2024b: 1). Bu takas gelirleri; Filistinli vatandaşlar tarafından ödenen ve işgal güçleri tarafından sınır geçişlerinde toplanan gümrük vergileri, işgal edilen topraklarda satılan ürünlerden alınan katma değer vergisi ve işgal topraklarında çalışan Filistinlilerin ücretlerinden tahsil edilen gelir vergilerinden oluşmaktadır. İşgal güçleri, işgal politikalarının bir sonucu olarak bu gelirlerin tamamının veya bir kısmının Filistin Yönetimi’ne aktarılmasını tek taraflı olarak durdurmaktadır. Söz konusu durum uluslararası hukuka aykırı zorlayıcı tedbirler niteliğindedir ve Filistin maliye sisteminin bağımsızlığını zedelemektedir. Aynı zamanda Filistin bütçe planlamasını ve nakit yönetimini son derece zorlamakta ve Filistin’in istiklalini tehdit etmektedir. İşgal güçleri 2000-2023 yılları arasında 12 farklı dönemde, süresi içinde bu gelirleri ödememiş ayları hatta yılları bulan kesintiler yapmıştır, Aksa Tufanı sonrasında ise bütün transferleri durdurmuştur (MAS, 2024a: 1).Filistin’in toplam vergi gelirlerinin oldukça büyük bir bölümü (yüzde 92) dolaylı vergilerden elde edilmektedir (Nashashibi, 2015: 40). Bu durum düşük ve orta gelirlilerin omuzlarındaki vergi yükünü arttırmakta ve Filistin vergi sisteminin önemli ölçüde azalan oranlı bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Buna rağmen 2019’da Filistin Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının (GSYİH) yüzde 13’üne tekabül eden ciddi bir KDV açığı bulunmaktaydı (World Bank, 2020: 3). Bu KDV açığının büyük bir bölümü; kayıt dışılık, vergi tabanının darlığı ve vergi idaresindeki çeşitli zorluklar gibi sorunlardan kaynaklanmaktadır. 1998-2021 yılları arasında Filistin’deki kayıt dışı ekonominin ortalama büyüklüğünün GSYİH’nin yüzde 43,80’ine tekabül ettiği tahmin edilmektedir (Abuamsha & Hattab, 2023).Kamu gelir yapısının yanı sıra, dış bütçe desteği ve bağışlar ise geçmiş dönemlerde Filistin kamu maliyesi için önemli bir gelir kaynağı olmuş, fakat son yıllarda hacmi giderek azalmıştır. 2009’da dış bütçe desteği GSYİH içerisindeki oranı yüzde 18 iken, 2014 yılında yüzde 8’e düşmüştür (Nashashibi, 2015: 33). Doğrudan dış bütçe desteği 2023 yılında toplam kamu harcamalarının yalnızca yüzde 4,1’ini karşılarken, desteğin kalkınma harcamalarını karşılama oranı yüzde 41,6 seviyesindedir (MAS, 2024b: 1). Diğer yandan Filistin Yönetiminin gerçekleştirdiği kamu harcaması maaş ödemeleri, sosyal katkı ödemeleri, sosyal transferler, faaliyet giderleri ve net borç verme gibi kalemlerden oluşmaktadır.Toplam harcamaların içerisinde yüzde 45,8’lik pay ile en büyük kamu harcaması kalemini maaş ödemeleri teşkil etmekte, onu yüzde 17,2 ile faaliyet giderleri ve yüzde 16,5 pay ile transfer ve teşvik harcamaları takip etmektedir (MAS, 2024b: 1). Maaş ödemeleri yoğunlukla eğitim, sağlık ve kamu yönetimi gibi hizmetleri gerçekleştirmek için yapılmaktadır (Nashashibi, 2015: 47). Sosyal transfer harcamaları ve sosyal katkı ödemeleri kapsamında çeşitli kalemler yer almaktadır. Bunlar arasında sosyal güvenlik harcamaları, ihtiyaç sahipleri vatandaşlara ve esir ailelerine yapılan doğrudan yardımlar ile Gazze, belediyeler ve mülteci kamplarına sağlanan elektrik sübvansiyonu bulunmaktadır (Nashashibi, 2015: 26).İşgal politikaları nedeniyle kırılgan bir yapıya sahip olan Filistin maliye sisteminin en kritik sorunlarından biri kronikleşen bütçe açıklarıdır. Son beş yılda bütçe açığının GSYİH’ye oranının ortalaması yüzde 5,7 iken, 2024 yılında yüzde 9,5 olarak gerçekleşmiştir (PCBS, 2025: 18, 28). Filistin’in bütçe açığı konjonktürel değildir. Bu açık, genişletici maliye politikasından veya düşük vergi oranlarından değil, esasen işgal güçlerinin uyguladığı ekonomik kısıtlamalardan kaynaklanmaktadır (Nashashibi, 2015: 17). Dolayısıyla yapısal bir açık niteliği taşımaktadır. Ekim 2023 ile bütçede yüzde 21,4’lük bir düşüş gerçekleşmiş, 2024’ün ilk yarısında işgal güçlerinin alıkoyduğu Filistin vergi gelirlerinin toplamı Filistin Yönetimi’nin takas gelirlerinin yüzde 67,8’ini oluşturmuştur (MAS, 2024b: 1). Toplam kamu borcunun GSYİH’ye oranı 2023 yılında yüzde 21,2 seviyesindeyken, 2024 yılında yüzde 30,7’ye kadar yükselmiştir (PCBS, 2025: 34). Net borçlanma için yapılan harcamaları 2024’te bir önceki seneye göre yüzde 45,9 oranında artmıştır (PCBS, 2025: 31). Bunların sonucunda bütçe açığı 2024 yılında yüzde 547,7’lik olağanüstü yüksek bir oranda artmıştır. Buna mukabil dış desteklerde görülen yüzde 160’lara varan artış dahi bütçe açığını kapatmaya yetmemiştir. Bütün bunlara rağmen Filistin maliye sistemi temel kamu hizmetlerini, hizmet kalitesinden ödün vermeden sağlama ve sağlık, eğitim, sosyal koruma ve güvenlik gibi kritik sektörlerde kalkınma amaçlı harcamalar yapma iradesini sürdürmektedir (MAS, 2024b: 2).İşgal rejiminin uyguladığı ekonomik baskılar ve işgal politikalarının mali sistem üzerindeki olumsuz etkilerine karşın, Filistin halkı tarih boyunca gösterdiği onurlu duruşuyla mali bağımsızlık mücadelesinde kararlılıkla ilerlemekte ve kendi geleceğini inşa etme iradesini dünyaya göstermektedir.
Filistin maliyesi sistemi, işgal politikalarının gölgesinde gelişen bir yapıya sahiptir. Bu durum maliye sisteminin kamu gelirlerini, kamu harcamasını ve şeffaflığı büyük ölçüde etkilemiştir. 1967 öncesinde Batı Şeria’daki vergi sistemi Ürdün vergi sistemine, Gazze’deki ise Mısır vergi sistemine tabiydi (Sabri, 1995: 7-8). 1967 sonrasında belirli bir dönem, Filistin bütçeleri işgal güçlerinin savunma bakanlığı bütçesine dahil edilmiştir (Sabri, 1995: 29, 67). 1993-1995 yılları arasında imzalanan Paris Protokolü, Oslo I Anlaşması ve Oslo II Anlaşması ile birlikte Filistin malî sistemi kısmen farklı bir yapıya kavuşmuştur. Bu anlaşmalarla kurulan sistemde, Filistin maliyesinin başlıca kamu gelirleri iç vergi gelirleri, takas gelirleri; ruhsatlar, izinler ve kayıtlar için ödenen harçlar ve dış desteklerden oluşmaktadır.
Filistin Yönetimi yalnızca Batı Şeria’nın A ve B bölgelerinde iç vergi gelirlerini toplamaktadır (Nashashibi, 2015: 10). İç vergi gelirleri katma değer vergisi, gelir vergisi ve varlık vergisinden oluşmakta; bu gelirlerin yüzde 70-80’lik bir bölümü, çoğunluğunu 300 şirketin oluşturduğu dar bir vergi tabanından toplanmaktadır (Nashashibi, 2015: 40). Gelir vergisi oranları bireyler için yüzde 5, yüzde 10 ve yüzde 15’lik vergi dilimlerini kapsarken, kurumlar için yüzde 15 düzeyindedir (Nashashibi, 2015: 41). Filistin kamu gelirlerinin üçte ikisine tekabül eden bir kısmı ise C bölgesinde işgal güçleri tarafından toplanmakta ve Filistin Yönetimi’nin takas gelirlerini teşkil etmektedir (MAS, 2024b: 1). Bu takas gelirleri; Filistinli vatandaşlar tarafından ödenen ve işgal güçleri tarafından sınır geçişlerinde toplanan gümrük vergileri, işgal edilen topraklarda satılan ürünlerden alınan katma değer vergisi ve işgal topraklarında çalışan Filistinlilerin ücretlerinden tahsil edilen gelir vergilerinden oluşmaktadır. İşgal güçleri, işgal politikalarının bir sonucu olarak bu gelirlerin tamamının veya bir kısmının Filistin Yönetimi’ne aktarılmasını tek taraflı olarak durdurmaktadır. Söz konusu durum uluslararası hukuka aykırı zorlayıcı tedbirler niteliğindedir ve Filistin maliye sisteminin bağımsızlığını zedelemektedir. Aynı zamanda Filistin bütçe planlamasını ve nakit yönetimini son derece zorlamakta ve Filistin’in istiklalini tehdit etmektedir. İşgal güçleri 2000-2023 yılları arasında 12 farklı dönemde, süresi içinde bu gelirleri ödememiş ayları hatta yılları bulan kesintiler yapmıştır, Aksa Tufanı sonrasında ise bütün transferleri durdurmuştur (MAS, 2024a: 1).
Filistin’in toplam vergi gelirlerinin oldukça büyük bir bölümü (yüzde 92) dolaylı vergilerden elde edilmektedir (Nashashibi, 2015: 40). Bu durum düşük ve orta gelirlilerin omuzlarındaki vergi yükünü arttırmakta ve Filistin vergi sisteminin önemli ölçüde azalan oranlı bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Buna rağmen 2019’da Filistin Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının (GSYİH) yüzde 13’üne tekabül eden ciddi bir KDV açığı bulunmaktaydı (World Bank, 2020: 3). Bu KDV açığının büyük bir bölümü; kayıt dışılık, vergi tabanının darlığı ve vergi idaresindeki çeşitli zorluklar gibi sorunlardan kaynaklanmaktadır. 1998-2021 yılları arasında Filistin’deki kayıt dışı ekonominin ortalama büyüklüğünün GSYİH’nin yüzde 43,80’ine tekabül ettiği tahmin edilmektedir (Abuamsha & Hattab, 2023).
Kamu gelir yapısının yanı sıra, dış bütçe desteği ve bağışlar ise geçmiş dönemlerde Filistin kamu maliyesi için önemli bir gelir kaynağı olmuş, fakat son yıllarda hacmi giderek azalmıştır. 2009’da dış bütçe desteği GSYİH içerisindeki oranı yüzde 18 iken, 2014 yılında yüzde 8’e düşmüştür (Nashashibi, 2015: 33). Doğrudan dış bütçe desteği 2023 yılında toplam kamu harcamalarının yalnızca yüzde 4,1’ini karşılarken, desteğin kalkınma harcamalarını karşılama oranı yüzde 41,6 seviyesindedir (MAS, 2024b: 1). Diğer yandan Filistin Yönetiminin gerçekleştirdiği kamu harcaması maaş ödemeleri, sosyal katkı ödemeleri, sosyal transferler, faaliyet giderleri ve net borç verme gibi kalemlerden oluşmaktadır.
Toplam harcamaların içerisinde yüzde 45,8’lik pay ile en büyük kamu harcaması kalemini maaş ödemeleri teşkil etmekte, onu yüzde 17,2 ile faaliyet giderleri ve yüzde 16,5 pay ile transfer ve teşvik harcamaları takip etmektedir (MAS, 2024b: 1). Maaş ödemeleri yoğunlukla eğitim, sağlık ve kamu yönetimi gibi hizmetleri gerçekleştirmek için yapılmaktadır (Nashashibi, 2015: 47). Sosyal transfer harcamaları ve sosyal katkı ödemeleri kapsamında çeşitli kalemler yer almaktadır. Bunlar arasında sosyal güvenlik harcamaları, ihtiyaç sahipleri vatandaşlara ve esir ailelerine yapılan doğrudan yardımlar ile Gazze, belediyeler ve mülteci kamplarına sağlanan elektrik sübvansiyonu bulunmaktadır (Nashashibi, 2015: 26).
İşgal politikaları nedeniyle kırılgan bir yapıya sahip olan Filistin maliye sisteminin en kritik sorunlarından biri kronikleşen bütçe açıklarıdır. Son beş yılda bütçe açığının GSYİH’ye oranının ortalaması yüzde 5,7 iken, 2024 yılında yüzde 9,5 olarak gerçekleşmiştir (PCBS, 2025: 18, 28). Filistin’in bütçe açığı konjonktürel değildir. Bu açık, genişletici maliye politikasından veya düşük vergi oranlarından değil, esasen işgal güçlerinin uyguladığı ekonomik kısıtlamalardan kaynaklanmaktadır (Nashashibi, 2015: 17). Dolayısıyla yapısal bir açık niteliği taşımaktadır. Ekim 2023 ile bütçede yüzde 21,4’lük bir düşüş gerçekleşmiş, 2024’ün ilk yarısında işgal güçlerinin alıkoyduğu Filistin vergi gelirlerinin toplamı Filistin Yönetimi’nin takas gelirlerinin yüzde 67,8’ini oluşturmuştur (MAS, 2024b: 1). Toplam kamu borcunun GSYİH’ye oranı 2023 yılında yüzde 21,2 seviyesindeyken, 2024 yılında yüzde 30,7’ye kadar yükselmiştir (PCBS, 2025: 34). Net borçlanma için yapılan harcamaları 2024’te bir önceki seneye göre yüzde 45,9 oranında artmıştır (PCBS, 2025: 31). Bunların sonucunda bütçe açığı 2024 yılında yüzde 547,7’lik olağanüstü yüksek bir oranda artmıştır. Buna mukabil dış desteklerde görülen yüzde 160’lara varan artış dahi bütçe açığını kapatmaya yetmemiştir. Bütün bunlara rağmen Filistin maliye sistemi temel kamu hizmetlerini, hizmet kalitesinden ödün vermeden sağlama ve sağlık, eğitim, sosyal koruma ve güvenlik gibi kritik sektörlerde kalkınma amaçlı harcamalar yapma iradesini sürdürmektedir (MAS, 2024b: 2).
İşgal rejiminin uyguladığı ekonomik baskılar ve işgal politikalarının mali sistem üzerindeki olumsuz etkilerine karşın, Filistin halkı tarih boyunca gösterdiği onurlu duruşuyla mali bağımsızlık mücadelesinde kararlılıkla ilerlemekte ve kendi geleceğini inşa etme iradesini dünyaya göstermektedir.
Abuamsha, Mohammad Kamal & Hattab, Lana Majdi (2023).” Shadow economy-financial sustainability nexus: The case of Palestine”. Journal of Economic Studies 51 (2), 375–393.
MAS (2024a). Palestine Economic Update: June 2024. Erişim Tarihi: 13.10.2025, chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://mas.ps/cached_uploads/download/2024/07/08/special-bulletin-8-eng-v2-1720427944.pdf?utm_source=chatgpt.com.
MAS (2024b). Palestine Economic Update: August 2024. Erişim Tarihi: 26.09.2025, https://mas.ps/cached_uploads/download/2024/09/02/special-bulletin-10-eng-1725280082.pdf.
Nashashibi, Karim (2015). “Palestinian Public Finance Under Crisis Management: Resorting Fiscal Sustainability”. MAS. Erişim Tarihi: 26.09.2025, https://mas.ps/cached_uploads/download/migrated_files/fiscal-20sustainability-20paper-20march-2031-202015-1639936490.pdf.
PCBS (2025). Edâü’l-İktisâdi’l-Filistînî 2024. Erişim Tarihi: 26.09.2025, https://www.pcbs.gov.ps/Downloads/book2723.pdf.
Sabri, Nidal Rashid (1995). “Public Finance in Palestine”. UNCTAD. Erişim Tarihi: 26.09.2025, https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=1021483.
World Bank (2020). Palestinian Territories: Impact of Fiscal and Economic Policies: Estimation of VAT Tax Gap. Erişim Tarihi: 13.10.2025, https://documents1.worldbank.org/curated/en/988251593063216893/pdf/Palestinian-Territories-Impact-of-Fiscal-and-Economic-Policies-Estimation-of-VAT-Tax-Gap.pdf.
| apa | Maraşlı, O. (2026). Maliye Sistemi. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1076-1079) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Maraşlı, Ozan. “Maliye Sistemi”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1076-1079. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Maliye Sistemi" maddesi için tartışma başlatın