
Sakarya, Marmara Bölgesi’nin doğusunda yer alan ve tarih boyunca çeşitli medeniyetlerin etkisinde kalmış bir şehirdir. Verimli tarım arazileri, sanayi faaliyetleri ve ulaşım ağları ile ekonomik açıdan önemli bir konumdadır. Acarlar Longozu, Sapanca Gölü ve yaylaları gibi doğal alanlara sahip olan kent, tarihî dokusunu Taraklı ve Osmanlı dönemi eserleriyle korumaktadır. Deprem kuşağında bulunması nedeniyle Adapazarı Deprem ve Kültür Müzesi gibi yapılarla bilinçlendirme faaliyetleri yürütülmektedir.
Sakarya ili, göç yolları üzerinde bulunması nedeniyle tarih öncesi çağlardan itibaren insan yerleşimlerine ev sahipliği yapmıştır. Bölgedeki arkeolojik araştırmalar sınırlı olmakla birlikte, Kaynarca’da bulunan çakmak taşı yongaları, Kocaali’de ele geçen taş el baltası ve pişmiş toprak kaplar, burada Neolitik ve Kalkolitik dönemlerde yerleşim olduğunu göstermektedir. Ancak bölgenin tarih öncesi dönemine ilişkin kapsamlı kazılar henüz gerçekleştirilmemiştir.
Sakarya, Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran Hititler’in sınırları içinde bulunmasına rağmen bu döneme ait herhangi bir kalıntı günümüze ulaşmamıştır. MÖ 1200’lerde Deniz Kavimleri’nin Anadolu’ya göçü sonucu Hititler’in egemenliği sona ermiş, ardından Frigler bölgeye hâkim olmuştur. Frigler, Sakarya Nehri’nden Büyük Menderes’e kadar olan geniş bir alana yayılarak doğuda Kapadokya’ya kadar uzanan bir kültürel etki alanı oluşturmuşlardır.
Klasik dönemde Sakarya, Bitinya (Bithynia) Bölgesi içinde yer almıştır. Bitinya, günümüzde Kocaeli, Yalova, Sakarya, Bilecik, Bolu, Zonguldak ve Bursa illerini kapsayan geniş bir coğrafyayı içine almaktadır. Bölge, adını burada yerleşen ve zamanla kendi krallıklarını kuran Bitinlerden almıştır. Sakarya Nehri, Frig mitolojisinde Saggarios adıyla anılan bir nehir tanrısı olarak bilinmektedir. Roma ve Bizans dönemlerinde ise bölge, Nikomedia (İzmit) ve Prusias (Konuralp) gibi önemli kentlerin etki alanında kalmış, askeri ve ticari yolların geçtiği stratejik bir bölge olmuştur.
Osmanlıların bölgeye hâkimiyeti XIV. yüzyılın ilk çeyreğinde başlamıştır. Konuralp Bey ve Akçakoca Bey gibi Osmanlı komutanları tarafından fethedilen Sakarya toprakları, Osmanlı Devleti’nin Batı Anadolu’daki genişleme sürecinde önemli bir yer tutmuştur. Osmanlı döneminde bölgeye Kafkasya, Balkanlar ve Rumeli’den yoğun göçler olmuş, bu durum şehrin demografik yapısını büyük ölçüde etkilemiştir.
Adapazarı’nın tarihî gelişimi XVI. yüzyılda küçük bir köy olarak başlamıştır. Osmanlı döneminde çevredeki ormanların açılmasıyla tarıma elverişli araziler oluşturulmuş ve bölgeye yerleşim artmıştır. XVII. yüzyılda pazar yeri olarak önem kazanan Adapazarı, zamanla bölgenin ticaret merkezi hâline gelmiştir. XIX. yüzyılda kasaba görünümü alan şehir, İzmit Sancağı’na bağlı bir kaza merkezi olmuştur. 1869 yılında belediye teşkilatı kurulmuş ve bölge, ticaretin yanı sıra idari bir merkez hâline gelmiştir. Ayrıca, Kırım Savaşı sonrasında Kafkas göçmenlerinin bölgeye yerleştirilmesi, nüfusun hızla artmasına katkı sağlamıştır.
Sakarya, Millî Mücadele yıllarında stratejik bir öneme sahipti. 25 Mart 1921’de Yunan ordusu tarafından işgal edilen Adapazarı, 21 Haziran 1921’de Türk ordusunun başarılı operasyonları sonucunda geri alınmıştır. Bu süreçte halk, Kurtuluş Savaşı’nda önemli bir direniş göstermiştir. Ayrıca, Millî Mücadele’ye karşı çıkan yerel isyanlardan biri olan Adapazarı Ayaklanması, 3 Nisan 1920’de başlamış ve Ali Fuat Cebesoy tarafından bastırılmıştır.
1923 yılında Cumhuriyet’in ilan edilmesiyle birlikte Adapazarı, gelişmeye devam etmiş ve ekonomik faaliyetleri çeşitlenmiştir. 1927 yılında yapılan ilk nüfus sayımında şehrin nüfusu 22.550 olarak kaydedilmiştir. 1950’li yıllarda şehir sanayileşme sürecine girmiş ve 1954 yılında Kocaeli’nden ayrılarak Sakarya adıyla il statüsü kazanmıştır. 1950’lerden itibaren hızla sanayileşen Sakarya’da, şeker, deri, yağ, traktör, kimya ve otomotiv sektörlerinde fabrikalar kurulmuştur. Geleneksel tarım ürünlerinin yanı sıra sanayi üretimi de ekonomik yapıda önemli bir yer tutmaya başlamıştır.
Sakarya, I. derece deprem kuşağında yer aldığından tarih boyunca çeşitli depremlerden etkilenmiştir. Özellikle 1943, 1967 ve 1999 yıllarında meydana gelen büyük depremler şehirde ciddi hasara neden olmuştur. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, Sakarya için en yıkıcı felaketlerden biri olmuş, Adapazarı’nda 3.891 kişi hayatını kaybetmiş, binlerce bina yıkılmış ve yüz binlerce insan evsiz kalmıştır. Depremin ardından şehir, devlet ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla yeniden inşa edilmiştir.
Günümüzde Sakarya, sanayi, tarım ve turizm alanlarında önemli bir merkez konumundadır. İstanbul ve Ankara gibi iki büyük metropol arasında yer alması, ulaşım ağları açısından avantaj sağlamaktadır. Sakarya Nehri ve Sapanca Gölü gibi doğal kaynakları, Acarlar Longozu, yaylaları ve Karadeniz kıyısındaki plajlarıyla turizm açısından da dikkat çekmektedir. Ayrıca, Osmanlı dönemi mimarisini koruyan Taraklı ve tarihi eserleri ile kültürel mirasını sürdürmektedir. Bugün, hızla büyüyen nüfusu, gelişen sanayisi ve doğal güzellikleriyle Sakarya, Marmara Bölgesi'nin önemli şehirlerinden biri olmaya devam etmektedir.
Sakarya, Türkiye’nin kuzeybatısında, Marmara Bölgesi’nin doğusunda yer almaktadır. Doğuda Düzce, güneydoğuda Bolu, güneyde Bilecik, batıda Kocaeli, kuzeyde ise Karadeniz ile sınır komşusudur. İl merkezi Adapazarı olup, şehir İstanbul-Ankara arasında önemli bir geçiş noktasıdır. Sakarya, coğrafi konumu nedeniyle sanayi, tarım ve turizm açısından avantajlı bir yapıya sahiptir.
Sakarya, Karadeniz iklimi ile Marmara geçiş iklimi özelliklerini taşımaktadır. Kuzeyde Karadeniz’e kıyısı bulunan bölge, genellikle ılıman ve nemli bir iklime sahiptir. Yazları serin, kışları ise ılık ve yağışlı geçer. Karadeniz kıyısında yıl boyunca yağış miktarı yüksek olup, iç kesimlere doğru ilerledikçe karasal iklimin etkileri görülmeye başlar. Kış aylarında yüksek kesimlerde kar yağışı yaygındır. Sakarya'da yıllık ortalama sıcaklık 13-15°C arasında değişmekte olup, en soğuk ay ocak, en sıcak ay ise temmuzdur.
Sakarya, hem kıyı şeridi hem de iç kesimlerdeki yükseltileriyle çeşitlilik gösteren bir topografyaya sahiptir. İl topraklarının büyük bölümü alçak ovalardan ve hafif dalgalı platolardan oluşmaktadır.
Sakarya, su kaynakları bakımından zengin olmakla birlikte, yer altı kaynakları sınırlıdır.
Sakarya, adını aldığı Sakarya Nehri ve diğer akarsu sistemleri ile zengin bir su ağına sahiptir.
Sakarya, coğrafi yapısı itibarıyla hem tarımsal hem de sanayi üretimi açısından elverişli bir konuma sahiptir. Doğal kaynakları, akarsu sistemleri ve iklim yapısı ile hem ekonomik hem de turistik açıdan önemli bir şehir konumundadır.
Sakarya, Marmara Bölgesi’nin gelişen şehirlerinden biri olarak sanayi, tarım ve ticaret alanlarında önemli bir ekonomik potansiyele sahiptir. İstanbul ve Ankara gibi iki büyük metropol arasında yer alması, ulaşım ağları açısından avantaj sağlamaktadır. Ekonomik yapısında sanayi sektörü ağırlıklı olmakla birlikte, tarım ve ticaret faaliyetleri de önemli bir yer tutmaktadır.
Sakarya, sanayi üretimi açısından Türkiye’nin önde gelen illerinden biridir. Kentin sanayileşme süreci 1950’li yıllarda başlamış olup, 1990’lardan itibaren hız kazanmıştır. Bugün birçok organize sanayi bölgesi (OSB) ile farklı sektörlerde üretim faaliyetleri yürütülmektedir.
Sakarya, İstanbul ve Ankara arasında önemli bir ticaret noktasıdır. Tarım ve sanayi üretiminin yanı sıra hizmet sektörü de kent ekonomisinde önemli bir paya sahiptir.
Sakarya, sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerindeki gelişimiyle Marmara Bölgesi'nin önemli ekonomik merkezlerinden biri olmaya devam etmektedir. Yatırım alanlarının çeşitliliği ve lojistik avantajları sayesinde ekonomik büyümesini sürdürmektedir.
Sakarya, sanayi, ticaret ve turizm açısından gelişen bir şehir olup, altyapı yatırımları da bu gelişimi desteklemektedir. Kent içi ulaşım, eğitim kurumları ve üniversiteler açısından önemli yatırımlara sahip olan şehir, bölgesel ve ulusal ulaşım ağlarına entegre edilmiş durumdadır.
Sakarya’da kent içi ulaşım, toplu taşıma, özel araç kullanımı ve bisiklet yolları ile sağlanmaktadır. Büyükşehir Belediyesi ve özel taşımacılar tarafından yürütülen ulaşım hizmetleri, şehir merkezini ilçelere ve çevre illere bağlamaktadır.
Kent içi ulaşım, Sakarya’nın sanayi ve ticaret merkezlerine olan yakınlığı nedeniyle sürekli gelişmekte olup, büyükşehir belediyesi tarafından yeni ulaşım projeleri hayata geçirilmektedir.
Sakarya, eğitim alanında bölgesel bir merkez konumundadır. Üniversiteleri, teknik ve mesleki okulları ile gelişmiş bir eğitim altyapısına sahiptir.
Sakarya, üniversiteleri, meslek liseleri ve eğitim altyapısıyla bölgesel anlamda önemli bir eğitim merkezi konumundadır. Gelişen sanayisi ve büyüyen nüfusuna paralel olarak eğitim yatırımları da artmaktadır.
Sakarya mutfağı, coğrafi konumu ve tarihi göç hareketleri nedeniyle oldukça zengin bir kültürel çeşitliliğe sahiptir. Osmanlı mutfağının izlerini taşıyan yemeklerin yanı sıra, Balkanlar, Kafkasya ve Karadeniz mutfaklarının etkisi Sakarya mutfağında belirgin şekilde görülmektedir. Tarım ve hayvancılığın gelişmiş olması, mutfağa özgü malzemelerin çeşitliliğini artırmış, unlu mamuller, et yemekleri, süt ürünleri ve sebzeler yemek kültürünün temel taşları olmuştur.
Sakarya’nın en bilinen yemeklerinden biri olan Islama Köfte, Balkan göçmenleri tarafından getirilen ve zamanla Sakarya mutfağına özgü hale gelen bir yemektir. Köfte, kıyma, soğan ve baharatlarla hazırlanır ve yanında kemik suyuna batırılarak ızgarada kızartılmış ekmek dilimleriyle servis edilir. Üzerine kırmızı toz biberli sos dökülerek sunulur.
Sakarya’da özellikle Kaynarca ilçesinde düğün, bayram ve özel günlerde yapılan bir yemektir. Anadolu'nun birçok bölgesinde farklı tarifleri bulunan keşkek, Sakarya'da tavuk eti kullanılarak hazırlanır. Buğday ve etin uzun süre pişirilerek dövülmesiyle yapılan keşkek, üzerine eritilmiş tereyağı ve özel bir baharat olan dartı eklenerek servis edilir.
Sakarya, Türkiye’nin en önemli balkabağı üretim merkezlerinden biri olduğu için kabak tatlısı burada oldukça meşhurdur. Kalın dilimler halinde doğranan balkabakları şekerle pişirilir, üzerine tahin, ceviz veya fındık eklenerek servis edilir. Tatlı, özellikle kış aylarında sıkça tüketilir.
Sakarya mutfağı, Kafkas göçmenlerinin etkisini de taşımaktadır. Çerkez Tavuğu, haşlanmış tavuk etinin ceviz, ekmek içi ve sarımsak ile ezilerek özel bir sosla karıştırılmasıyla yapılır. Soğuk servis edilen bu yemek, özellikle misafir sofralarında meze olarak sunulmaktadır.
Sakarya, Türkiye’nin ayva üretiminde önemli bir yere sahip olması nedeniyle ayva yemeği ve tatlısı da yöresel mutfakta önemli bir yere sahiptir. Ayva, et yemeklerine tatlı-ekşi bir aroma katması için kullanılır. Özellikle kuzu etiyle pişirilen ayva yemeği, tarçın, karanfil ve nar ekşisi ile tatlandırılır. Ayva tatlısı da kaymakla beraber servis edilmektedir.
Sakarya’da bolca yetişen balkabağı, sadece tatlı yapımında değil, çorba olarak da tüketilmektedir. Balkabağı çorbası, süt, tereyağı ve baharatlarla hazırlanır ve özellikle kış aylarında sıcak bir başlangıç yemeği olarak sunulur.
Balkan göçmenlerinin Sakarya mutfağına kazandırdığı bir lezzettir. İnce açılmış hamur, kıyma, patates veya peynir iç harcıyla doldurularak rulo şeklinde sarılır ve tepsiye dizilerek fırında pişirilir. Sıcakken üzerine tereyağı gezdirilerek servis edilir.
Sakarya’nın özellikle Pamukova ve Geyve ilçelerinde yapılan bir hamur işidir. Pırasa, kıyma ve baharatlarla hazırlanan iç harç, mayalı hamurun içine konularak fırında pişirilir.
Sakarya’nın köylerinde sıkça yapılan bir yiyecektir. Odun ateşinde sac üzerinde pişirilen bazlama ve gözleme, peynirli, patatesli veya kıymalı iç harçlarla hazırlanır.
Sakarya'da yetişen karadutlardan yapılan karadut şurubu, özellikle yaz aylarında serinletici bir içecek olarak tüketilir. Karadutların ezilip şeker ve su ile kaynatılmasıyla hazırlanır.
Özellikle Geyve ve Taraklı ilçelerinde sıkça tüketilen kızılcık şerbeti, ferahlatıcı bir içecek olarak sofralarda yer alır. Kızılcık meyveleri şekerle kaynatılıp soğutularak servis edilir.
Sonuç olarak, Sakarya mutfağı, tarihi ve coğrafi özellikleriyle şekillenmiş, çeşitli göç hareketlerinin izlerini taşıyan zengin ve özgün bir mutfaktır. Yöresel ürünlerin, geleneksel tariflerle buluştuğu bu mutfak, hem yerel halk hem de ziyaretçiler için geniş bir lezzet yelpazesi sunmaktadır.
Sakarya, tarihi boyunca farklı medeniyetlerin etkisinde kalmış ve çeşitli dönemlere ait önemli yapıları bünyesinde barındıran bir şehir olmuştur. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalan yapılar, kentin tarihî kimliğini yansıtmaktadır. Camiler, köprüler, kaleler ve türbeler, Sakarya’nın geçmişine ışık tutan önemli eserler arasında yer almaktadır.
Sakarya’nın en eski camilerinden biri olan Orhan Camii, Osmanlı’nın bölgedeki fetih hareketlerinden sonra Konuralp Bey tarafından Orhan Gazi adına inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı ve tek minareli olan cami, Sultan II. Abdülhamid döneminde bütünüyle yenilenmiştir. Günümüzde hem mimari hem de tarihi açıdan önemli bir yapı olarak varlığını sürdürmektedir.
1517 yılında Yavuz Sultan Selim döneminde, veziri Yunus Paşa tarafından yaptırılan cami, Mimar Sinan eseri olarak kabul edilmektedir. Cami, Osmanlı klasik mimarisinin izlerini taşımakta olup kesme taşlardan inşa edilmiştir. Kubbesi kurşun kaplı olduğu için halk arasında “Kurşunlu Camii” olarak da bilinmektedir. İç mekân süslemeleri ve yazıları dikkat çekicidir.
Adapazarı’nın en eski camilerinden biri olan Hacı Hasan Camii, Osmanlı dönemi mimarisini yansıtan bir yapıdır. Günümüze kadar çeşitli onarımlar görmüş olup, özellikle minaresi ve iç mekân süslemeleri ile dikkat çekmektedir.
Bizans döneminde inşa edilen ve doğu sınırlarını koruma amacı taşıyan Harmantepe Kalesi, XI. veya XIII. yüzyılda inşa edilmiştir. Sakarya Nehri’nin batı yakasında yer alan kale, savunma amaçlı ileri karakol ve gözetleme kulesi niteliği taşımaktadır. Günümüzde önemli bir kültürel miras olarak korunmaktadır.
Pamukova ilçesinde yer alan Paşalar Kalesi, Bizans dönemine ait bir yapıdır. 1314 yılında Osman Gazi döneminde Osmanlı topraklarına katılmıştır. Kale, bölgenin ticaret yollarını ve Pamukova Ovası’nı kontrol altında tutmak amacıyla inşa edilmiştir. Sur duvarlarında geç Roma dönemine ait devşirme taşlar kullanılmıştır.
Atatürk’ün emriyle 1936-1937 yıllarında inşa edilen Sakarya Köprüsü, o dönemin Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya tarafından yaptırılmıştır. 108 metre uzunluğunda ve 4.80 metre genişliğinde olan köprü, Sakarya Nehri üzerinde yer almaktadır. Cumhuriyet Dönemi’nde yapılan en önemli ulaşım yapılarından biri olarak şehrin sembolleri arasına girmiştir.
1495 yılında Osmanlı padişahı II. Bayezid tarafından inşa ettirilen köprü, Sakarya Nehri üzerinde yer almakta olup, kesme taşlardan yapılmıştır. 14 gözlü olarak inşa edilen köprünün bir kısmı günümüze kadar ulaşmış olup, bazı bölümleri restore edilmiştir. Osmanlı mimarisinin önemli köprü yapılarından biri olarak kabul edilmektedir.
Akyazı ilçesinde, Keremali Yaylası’nda yer alan türbe, yörede kutsal kabul edilen bir ziyaret noktasıdır. Keremali ve Ali isimli iki savaşçının burada şehit olduğu anlatılmakta ve türbenin bu isimlerden geldiği rivayet edilmektedir. Türbenin bulunduğu alan, doğal güzellikleri ve mistik atmosferi ile dikkat çekmektedir.
Sakarya Müzesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım ile 17 Haziran 1922’de buluştuğu ve üç gün konakladığı evde kurulmuştur. 1967 yılında meydana gelen depremde büyük ölçüde hasar gören bina, 1983 yılında yeniden restore edilmiştir. Günümüzde müze olarak hizmet vermekte olup, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi’ne ait çeşitli eserleri sergilemektedir.
1999 Marmara Depremi’nin izlerini anlatan müze, 2004 yılında açılmıştır. Müzede, 1967 ve 1999 yıllarında meydana gelen depremlerle ilgili fotoğraflar, yıkılan binaların kalıntıları, sismograf cihazları ve simülasyon odaları bulunmaktadır. Müze, deprem bilincinin artırılması ve Sakarya’nın sismik geçmişinin anlatılması açısından önemli bir merkezdir.
Taraklı ilçesi, Osmanlı dönemi sivil mimarisini günümüze kadar koruyabilmiş ender yerleşim yerlerinden biridir. Cumbalı ahşap evleri, taş döşeli sokakları ve geleneksel çarşısı ile Osmanlı şehir dokusunu yansıtmaktadır. Ayrıca Taraklı, İtalya merkezli Cittaslow (Sakin Şehir) ağına dâhil edilmiştir.
Karasu ve Kocaali ilçeleri arasında yer alan Maden Deresi, Osmanlı döneminde işletilen bir maden sahası olarak kullanılmıştır. Bölgede bulunan eski maden galerileri ve yürüyüş yolları, tarihî miras açısından önemli bir turistik cazibe noktasıdır.
Poyrazlar Gölü çevresinde Roma ve Bizans dönemine ait taş kalıntıları ve mezar yapıları bulunmaktadır. Bölge, hem doğal güzellikleri hem de tarihî izleri ile dikkat çekmektedir.
Sakarya, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve bu süreçte önemli yapılar kazanmıştır. Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden camiler, tarihi köprüler, kaleler ve türbeler, Sakarya’nın geçmişine ışık tutmaktadır. Ayrıca müzeler ve koruma altındaki tarihi yerleşim alanları, bölgenin kültürel mirasını günümüze taşıyan önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Şehir, hem doğal hem de tarihi yapıları ile kültürel turizmin gelişmesi için büyük bir potansiyele sahiptir.
Sakarya, merkezi yönetim ve yerel yönetim birimlerinin ortak çalışmasıyla yönetilen bir büyükşehir statüsüne sahiptir. Valilik, merkezi hükümetin temsilcisi olarak kamu düzenini sağlarken, büyükşehir ve ilçe belediyeleri yerel hizmetleri yürütmektedir.
Sakarya Valiliği, ilin en üst düzey kamu yöneticisi olan vali tarafından yönetilmekte olup, güvenlik, eğitim, sağlık ve kamu hizmetlerinin yürütülmesini sağlamaktadır.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi, ilin kentleşme, altyapı, ulaşım ve çevre düzenlemelerinden sorumlu yerel yönetim birimidir.
Sakarya, 16 ilçeden oluşmakta olup, her ilçe kendi belediyesi tarafından yönetilmekte ve büyükşehir belediyesi ile koordineli çalışmaktadır.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Sakarya (İl)" maddesi için tartışma başlatın
Tarihçe
Tarih Öncesi Dönem
Antik Çağ
Osmanlı Dönemi
Milli Mücadele Dönemi
Cumhuriyet Dönemi ve Sakarya’nın İl Olması
Depremler ve Yeniden Yapılanma
Günümüzde Sakarya
Coğrafi Yapı
Konum ve Sınırlar
İklim
Yeryüzü Şekilleri
Doğal Kaynaklar ve Madenler
Akarsular ve Barajlar
Ekonomik Yapı
Sanayi ve Üretim
Ticaret ve Hizmet Sektörü
Altyapı
Kent İçi Ulaşım
Üniversiteler ve Eğitim Altyapısı
Eğitim Altyapısı
Mutfağı ve Yemekleri
Ana Yemekler ve Özel Lezzetler
Islama Köfte
Keşkek
Kabak Tatlısı
Çerkez Tavuğu
Ayva Yemeği ve Tatlısı
Balkabağı Çorbası
Hamur İşleri ve Unlu Mamuller
Boşnak Böreği
Pırasalı Kapama
Gözleme ve Bazlama
Yöresel İçecekler
Karadut Şurubu
Kızılcık Şerbeti
Sakarya Mutfağının Genel Özellikleri
Tarihi Yapılar
Camiler ve Dini Yapılar
Orhan Camii
Yunus Paşa Camii (Kurşunlu Camii)
Hacı Hasan Camii
Kaleler ve Savunma Yapıları
Harmantepe Kalesi
Paşalar Kalesi (Karaceyş Kalesi)
Köprüler
Sakarya Köprüsü
II. Bayezid Köprüsü (Alifuatpaşa Köprüsü)
Türbeler ve Mezarlıklar
Keremali Türbesi
Müzeler ve Tarihi Yapılar
Sakarya Müzesi (Atatürk Evi)
Adapazarı Deprem ve Kültür Müzesi
Diğer Tarihi Yapılar
Taraklı Evleri ve Sakin Şehir Statüsü
Maden Deresi ve Tarihi Maden Yolu
Poyrazlar Gölü ve Çevresindeki Tarihi Kalıntılar
Yönetim
Valilik Yönetimi ve Görevleri
Sakarya’da Görev Yapmış Valiler:
Belediye Yönetimi ve Başkanlar
Sakarya’da Görev Yapmış Büyükşehir Belediye Başkanları:
Sakarya’nın İlçeleri ve Yönetimleri
Sakarya’nın İlçeleri:
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.