
ORCID ID
0000-0008-6949-3321
Demografik manipülasyon, belirli nüfus politikalarıyla yerli halkı yaşadığı bölgeden uzaklaştırmak, asimile etmek, azınlık durumuna düşürmek veya etnik temizlik ve soykırıma maruz bırakmak anlamına gelir. Kuruluşundan önce ve sonra İsrail’in Filistinlilere uyguladığı işgal, zorla yerinden etme, toprak gasbı, mülksüzleştirme, mülteci konumuna düşürme ve soykırım politikaları, bu tür manipülasyonun en çarpıcı örneklerindendir. Bu politikalar, ayrıca arkeoloji, tarih, din ve geleneklerin çarpıtılmasıyla desteklenmekte; gerçek bilginin gizlenmesi, eğitim ve medya araçlarıyla oluşturulan yanıltıcı söylemler, küresel ölçekte meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır【1】. Siyonizmin en önemli demografik manipülatif aracı, Yahudilerin Filistin’e göçünün【2】 inanç ile ilişkilendirilmesidir.Yahudiler, Mısır’dan çıkarıldıktan sonra Filistin’e yerleşmiş, ancak MÖ 538’de Babiller ve MS 70’lerde Romalılar tarafından bu topraklardan çıkarılmışlardır (Sayar, 2000: 6). Bunun sonucunda farklı coğrafyalara dağılmış ve gittikleri yerleri yurt edinmişlerdir. Filistin’e dönme fikri, siyonizm öncesinde Yahudilerin gündeminde değilken; siyonizmle bir ulus inşa etme sürecinin parçası olarak politik gerekçelerle ortaya atılmıştır. Bu iddia, kadim Yahudi geleneklerine dayandırılsa da siyonistlerin dindar olmadığı (hatta çoğu ateist veya agnostiktir) düşünüldüğünde (bkz. Garaudy, 2023: 181 vd.), meselenin farklı boyutları ortaya çıkmaktadır. Filistin’e dönüş fikrinin geleneksel referanslarla temellendirilmesi, aslında Yahudilikteki pek çok kavramın siyonistlerin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden icat edildiğini göstermektedir. Bu kavramlardan biri de “Aliyah”dır.Siyonizm öncesi siyasal bir anlam taşımayan ve sadece dini bir anlama karşılık gelen “Aliyah’’ kelimesi, Yahudilerin Kudüs’e yaptıkları kutsal göçü ifade etmektedir. Fakat bu dinsel terim siyonizmin etkisiyle dinsel olmaktan çıkarak siyasal bir anlama bürünmüştür (Karabulut, 2023: 58). 1881 yılından itibaren siyasallaşan Aliyah hareketleri, en büyük Yahudi nüfusunu barındıran Çarlık Rusya’sındaki gettolarda yaşayan Yahudilere yönelik “pogrom” adı verilen şiddet olaylarının artmasıyla daha da siyasi hale gelmiştir. Bu ilk göçler doğrudan Filistin’e değildi ancak Theodor Herzl liderliğindeki siyonistler, bu temayı dini referanslarla süsleyerek Filistin üzerine yoğunlaştırmıştır (Köse, 2020: 138-139). Her türlü hile ve zora başvurarak Filistin’de koloniler kurmak【3】, bunun somut uygulaması olmuştur.I. Dünya Savaşı sırasında dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Balfour, yazdığı bir mektupta (Balfour Mektubu), Filistin’de Yahudiler için “ulusal yurt” vaadinde bulunmuştur. Böylece emperyalist bir güç olan İngiltere’nin eliyle siyonistler, hedeflerini dünyaya duyurma imkanı bulmuştur (Uyanık & Yavuz, 2023: 220-221). Osmanlı Devleti’nin 30 Ekim 1918’de Filistin’den çekilmesiyle idare, İngilizlere geçmiştir. İngiltere, siyonistlere desteği ile bilinen Yahudi asıllı Sir Herbert Samuel eliyle bölgeyi yönetmiştir. Yahudi göçlerini düzenlemek amacıyla “Filistin Göç Departmanı’nı” kuran Herbert Samuel’in katkılarıyla oluşturulan ve bir gölge hükümet gibi davranan Yahudi Ajansı ile Yahudilerin Filistin’deki varlığı artırılmıştır. Herbert Samuel’in oluşturduğu yasal ve yönetsel altyapı ile Filistin’e yapılan Yahudi göçleri, zamanla bölgenin demografisini değiştirmiştir (Deveci, 2017: 4-5). Demografik manipülasyon böylece etkili olmaya başlayacaktır.Filistin’e Yahudi göçleri, İngiliz manda rejimi açısından ekonomik bir gelir kaynağı olarak görülmekteydi. Bu ekonomik bağımlılık 1925-1936 yılları arasında dünyanın çeşitli yerlerinden Filistin’e Yahudi göçlerinin hız kazanmasını kolaylaştırmıştır. Filistin’e akan Yahudi sermayesinin çekiciliğine kapılan İngiliz manda yönetiminin Filistin’deki taraflara objektif davranması beklenemezdi. Bunun yanı sıra bölgede birbirlerine düşman unsurların varlığı, İngiliz siyaseti açısından ayrı bir konfor alanı yaratmaktaydı (Karabulut, 2023: 65). Bölgede nüfusun çoğunluğunu oluşturan Müslümanların dikkate alınmaması ve ekonomik kaynakların tamamına yakınının Yahudilere tahsis edilmesine yönelik politikalarla iki toplum arasındaki ekonomik makas iyice açılmıştır (Ediz, 2015: 172-173). Üstelik siyonist sermayedar ve örgütlerin Filistin’e göç eden Yahudiler için kurdukları koloniler【4】 ve onlara akıttıkları muazzam paralar da eklenince【5】 (bkz. Balcı, 2024) durum iyice ciddileşmiştir. Böylece demografik manipülasyon için gerekli olan maddi koşullar da sağlanmıştır.Filistin’e Yahudi göçleri siyonist öncülerin yönlendirmesiyle dini boyuttan siyasal boyuta evrilmiş, Osmanlı sonrası İngiliz manda yönetimi Araplara verdikleri sözlerin çoğunu unutarak Filistin’in bir Yahudi yurdu olması için gerekli altyapıyı oluşturmuş【6】 ve sonrasında da emperyalist güçlerin sınırsız desteği ile İsrail kurulmuştur. Böylesine bir destekle Filistin’de gerekli insan kaynağını edinen siyonistler, demografik manipülasyonu sağlamışlardır. İsrail, Filistinlileri her açıdan imha etmeyi merkeze alarak sadece Filistinli nüfusu soykırıma uğratmakla kalmamış【7】, ayrıca Filistin tarihini ve kültürünü de silecek girişimlerde bulunmuştur【8】.İsrail, tarihi boyunca emperyalist güçlerle iş birliği halinde Aliyah, kolonileştirme, işgal, soykırım, mülksüzleştirme, gasp birimleri oluşturma, iskân, insandışılaştırma, utanç duvarları inşa etme, siyonlama, Yahudileştirme, İsrailleme gibi politikalarla demografik manipülasyona yön vermeye çalışmıştır. Bugün Gazze’de uyguladığı yıkıcı saldırılar ve kitlesel sivil katliamları, bu sürecin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.Okuma ÖnerileriBaşlamışlı, Macide (2018). “İngiliz Kraliyet Raporunda Filistin’e Yahudi Göçleri (1930-1936)”. Filistin Araştırmaları Dergisi, (4), 42-66. Duran, Mehmet Ali (2020). “Politik Siyonizm Ekseninde Yahudi Devleti Fikri”. Akademik Tarih ve Araştırmalar Dergisi, (2) 1, 135-158. Karahan, Semiha (2021). “Siyonist Öğretide Vadedilmiş Topraklar”. Ortadoğu Etütleri, 13 (2), 177-213. Kellerman, Aharon (1993). Suny Series In Israeli Studies: Society And Settlement: Jewish Land of Israel in the Twentieth Century. Albany, NY: State University of New York Press. Morris, Benny (1994). The Birth of the Palestinian Refugee Problem Revisited. Cambridge, New York: Cambridge University Press. Öke, Mim Kemal (2006). “Osmanlı İmparatorluğunda Siyonizm ve Filistin Sorunu”. Marife, (1), 261-270. Pappe, Ilan (2018). İsrail Hakkında On Mit, çev.: S. Erdem Türközü. Ankara: Nika Yayınevi. Schaffer, Gavin (2019). “Zionism, Aliyah, and the Jews of Glasgow: Belonging and Believing in Postwar Britain”. Shofar, 37 (3), 267–294. Sonuç, Yusuf Süha (2018). “Dini Siyonizm’in Filistin ve Uganda Planı Hakkındaki Değişen Görüşleri”. İsrailiyat: İsrail ve Yahudi Çalışmaları Dergisi, (2), 167-185.
Demografik manipülasyon, belirli nüfus politikalarıyla yerli halkı yaşadığı bölgeden uzaklaştırmak, asimile etmek, azınlık durumuna düşürmek veya etnik temizlik ve soykırıma maruz bırakmak anlamına gelir. Kuruluşundan önce ve sonra İsrail’in Filistinlilere uyguladığı işgal, zorla yerinden etme, toprak gasbı, mülksüzleştirme, mülteci konumuna düşürme ve soykırım politikaları, bu tür manipülasyonun en çarpıcı örneklerindendir. Bu politikalar, ayrıca arkeoloji, tarih, din ve geleneklerin çarpıtılmasıyla desteklenmekte; gerçek bilginin gizlenmesi, eğitim ve medya araçlarıyla oluşturulan yanıltıcı söylemler, küresel ölçekte meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır【1】. Siyonizmin en önemli demografik manipülatif aracı, Yahudilerin Filistin’e göçünün【2】 inanç ile ilişkilendirilmesidir.
Yahudiler, Mısır’dan çıkarıldıktan sonra Filistin’e yerleşmiş, ancak MÖ 538’de Babiller ve MS 70’lerde Romalılar tarafından bu topraklardan çıkarılmışlardır (Sayar, 2000: 6). Bunun sonucunda farklı coğrafyalara dağılmış ve gittikleri yerleri yurt edinmişlerdir. Filistin’e dönme fikri, siyonizm öncesinde Yahudilerin gündeminde değilken; siyonizmle bir ulus inşa etme sürecinin parçası olarak politik gerekçelerle ortaya atılmıştır. Bu iddia, kadim Yahudi geleneklerine dayandırılsa da siyonistlerin dindar olmadığı (hatta çoğu ateist veya agnostiktir) düşünüldüğünde (bkz. Garaudy, 2023: 181 vd.), meselenin farklı boyutları ortaya çıkmaktadır. Filistin’e dönüş fikrinin geleneksel referanslarla temellendirilmesi, aslında Yahudilikteki pek çok kavramın siyonistlerin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden icat edildiğini göstermektedir. Bu kavramlardan biri de “Aliyah”dır.
Siyonizm öncesi siyasal bir anlam taşımayan ve sadece dini bir anlama karşılık gelen “Aliyah’’ kelimesi, Yahudilerin Kudüs’e yaptıkları kutsal göçü ifade etmektedir. Fakat bu dinsel terim siyonizmin etkisiyle dinsel olmaktan çıkarak siyasal bir anlama bürünmüştür (Karabulut, 2023: 58). 1881 yılından itibaren siyasallaşan Aliyah hareketleri, en büyük Yahudi nüfusunu barındıran Çarlık Rusya’sındaki gettolarda yaşayan Yahudilere yönelik “pogrom” adı verilen şiddet olaylarının artmasıyla daha da siyasi hale gelmiştir. Bu ilk göçler doğrudan Filistin’e değildi ancak Theodor Herzl liderliğindeki siyonistler, bu temayı dini referanslarla süsleyerek Filistin üzerine yoğunlaştırmıştır (Köse, 2020: 138-139). Her türlü hile ve zora başvurarak Filistin’de koloniler kurmak【3】, bunun somut uygulaması olmuştur.
I. Dünya Savaşı sırasında dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Balfour, yazdığı bir mektupta (Balfour Mektubu), Filistin’de Yahudiler için “ulusal yurt” vaadinde bulunmuştur. Böylece emperyalist bir güç olan İngiltere’nin eliyle siyonistler, hedeflerini dünyaya duyurma imkanı bulmuştur (Uyanık & Yavuz, 2023: 220-221). Osmanlı Devleti’nin 30 Ekim 1918’de Filistin’den çekilmesiyle idare, İngilizlere geçmiştir. İngiltere, siyonistlere desteği ile bilinen Yahudi asıllı Sir Herbert Samuel eliyle bölgeyi yönetmiştir. Yahudi göçlerini düzenlemek amacıyla “Filistin Göç Departmanı’nı” kuran Herbert Samuel’in katkılarıyla oluşturulan ve bir gölge hükümet gibi davranan Yahudi Ajansı ile Yahudilerin Filistin’deki varlığı artırılmıştır. Herbert Samuel’in oluşturduğu yasal ve yönetsel altyapı ile Filistin’e yapılan Yahudi göçleri, zamanla bölgenin demografisini değiştirmiştir (Deveci, 2017: 4-5). Demografik manipülasyon böylece etkili olmaya başlayacaktır.
Filistin’e Yahudi göçleri, İngiliz manda rejimi açısından ekonomik bir gelir kaynağı olarak görülmekteydi. Bu ekonomik bağımlılık 1925-1936 yılları arasında dünyanın çeşitli yerlerinden Filistin’e Yahudi göçlerinin hız kazanmasını kolaylaştırmıştır. Filistin’e akan Yahudi sermayesinin çekiciliğine kapılan İngiliz manda yönetiminin Filistin’deki taraflara objektif davranması beklenemezdi. Bunun yanı sıra bölgede birbirlerine düşman unsurların varlığı, İngiliz siyaseti açısından ayrı bir konfor alanı yaratmaktaydı (Karabulut, 2023: 65). Bölgede nüfusun çoğunluğunu oluşturan Müslümanların dikkate alınmaması ve ekonomik kaynakların tamamına yakınının Yahudilere tahsis edilmesine yönelik politikalarla iki toplum arasındaki ekonomik makas iyice açılmıştır (Ediz, 2015: 172-173). Üstelik siyonist sermayedar ve örgütlerin Filistin’e göç eden Yahudiler için kurdukları koloniler【4】 ve onlara akıttıkları muazzam paralar da eklenince【5】 (bkz. Balcı, 2024) durum iyice ciddileşmiştir. Böylece demografik manipülasyon için gerekli olan maddi koşullar da sağlanmıştır.
Filistin’e Yahudi göçleri siyonist öncülerin yönlendirmesiyle dini boyuttan siyasal boyuta evrilmiş, Osmanlı sonrası İngiliz manda yönetimi Araplara verdikleri sözlerin çoğunu unutarak Filistin’in bir Yahudi yurdu olması için gerekli altyapıyı oluşturmuş【6】 ve sonrasında da emperyalist güçlerin sınırsız desteği ile İsrail kurulmuştur. Böylesine bir destekle Filistin’de gerekli insan kaynağını edinen siyonistler, demografik manipülasyonu sağlamışlardır. İsrail, Filistinlileri her açıdan imha etmeyi merkeze alarak sadece Filistinli nüfusu soykırıma uğratmakla kalmamış【7】, ayrıca Filistin tarihini ve kültürünü de silecek girişimlerde bulunmuştur【8】.
İsrail, tarihi boyunca emperyalist güçlerle iş birliği halinde Aliyah, kolonileştirme, işgal, soykırım, mülksüzleştirme, gasp birimleri oluşturma, iskân, insandışılaştırma, utanç duvarları inşa etme, siyonlama, Yahudileştirme, İsrailleme gibi politikalarla demografik manipülasyona yön vermeye çalışmıştır. Bugün Gazze’de uyguladığı yıkıcı saldırılar ve kitlesel sivil katliamları, bu sürecin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Başlamışlı, Macide (2018). “İngiliz Kraliyet Raporunda Filistin’e Yahudi Göçleri (1930-1936)”. Filistin Araştırmaları Dergisi, (4), 42-66. Duran, Mehmet Ali (2020). “Politik Siyonizm Ekseninde Yahudi Devleti Fikri”. Akademik Tarih ve Araştırmalar Dergisi, (2) 1, 135-158. Karahan, Semiha (2021). “Siyonist Öğretide Vadedilmiş Topraklar”. Ortadoğu Etütleri, 13 (2), 177-213. Kellerman, Aharon (1993). Suny Series In Israeli Studies: Society And Settlement: Jewish Land of Israel in the Twentieth Century. Albany, NY: State University of New York Press. Morris, Benny (1994). The Birth of the Palestinian Refugee Problem Revisited. Cambridge, New York: Cambridge University Press. Öke, Mim Kemal (2006). “Osmanlı İmparatorluğunda Siyonizm ve Filistin Sorunu”. Marife, (1), 261-270. Pappe, Ilan (2018). İsrail Hakkında On Mit, çev.: S. Erdem Türközü. Ankara: Nika Yayınevi. Schaffer, Gavin (2019). “Zionism, Aliyah, and the Jews of Glasgow: Belonging and Believing in Postwar Britain”. Shofar, 37 (3), 267–294. Sonuç, Yusuf Süha (2018). “Dini Siyonizm’in Filistin ve Uganda Planı Hakkındaki Değişen Görüşleri”. İsrailiyat: İsrail ve Yahudi Çalışmaları Dergisi, (2), 167-185.
Balcı, Sezai (2024). “İsrail’in Kuruluşunda Rothschild Ailesinin Rolü”. Siyer Dergi. Erişim Tarihi: 18.06.2025, https://www.siyerdergisi.com/israilin-kurulusunda-rothschild-ailesinin-rolu/.Deveci, Can (2017). “Herbert Samuel Dönemi’nde Filistin’e Yahudi Göçleri (1920-1925)”. SDÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, (42), 1-17. Ediz, İsmail (2015). “Birinci Dünya Savaşı Sonrasında Filistin’de Toplum ve Siyaset 1919-1922”. Türkiye Ortadoğu Çalışmaları Dergisi, 2 (2), 141-176. Garaudy, Roger (2023). İlâhî Mesajlar Toprağı Filistin, çev.: Cemal Aydın. İstanbul: Timaş Yayınları. Karabulut, Tuğba (2023). “Filistin’e Yapılan Yahudi Göçleri ve Toprak Satışı Meselesi”. Uluslararası Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi, 6 (4), 57-64. Köse, Tuğba (2021). “Yahudilerin Devletleşme Sürecinde Dönüm Noktaları: Pogrom, Aliya ve Siyasi Siyonizm (1881-1903)”. Ortadoğu Etütleri, 13 (1), 119-142. Örücü, Sevda (2018). “Yahudi Diasporası’nın Filistin’e Göçü ve İsrail Devleti’nin Kuruluşu”. Vakanüvis-Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi, 3 (2), 202-233. Sayar, Süleyman (2000). “Yahudi Karakteri (Tarihî ve Sosyo-Psikolojik Bir Yaklaşım)”. Uludağ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi, (9), 9, 1-14 Uyanık, Necmi & Yavuz, Havva (2023). “Balfour Deklarasyonu’nun İlanı, Tepki ve Destekler”. Kastamonu İnsan ve Toplum Dergisi – KİTOD, 1 (2), 207-222.
[1]
Ayrıca bkz. İsrail’in Filistin Tezviratı ; Propaganda
[2]
Bkz. Aliyah ; Yahudi Göçü (Osmanlı Belgeleri)
[3]
Bkz. Ayrıca bkz. Gaspçı Sömürgecilik ; Kolonyalizm
[4]
Bkz. İthal Vatandaş ; Gasp Birimleri ; Gaspçı Sömürgecilik ; Gasp Yerleşimleri
[5]
Bkz. İngiliz İşgali ; Siyonizm
[6]
Bkz. Siyonist Terör Örgütleri
[7]
Bkz. Nekbe ; Deyr Yasin Katliamı ; Toplu Katliam
[8]
Bkz. Kültürel Irkçılık ; Kültürel Hegemonya ; Tahrip Edilen Camiler ; Tahrip Edilen Kütüphaneler
| apa | Abukan, F. (2026). Demografik Manipülasyon. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 334-336) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Abukan, Fatih. “Demografik Manipülasyon”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir -Metin Uçar. 334-336. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Demografik Manipülasyon" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri