Ekonomik Yaptırım
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarMustafa İLBOĞA13 Temmuz 2026 13:49

ORCID ID

0000-0002-3574-4486

Ekonomik yaptırım, bir ülkenin kaynakları ve mali sistemini hedef alan zorlayıcı önlemler bütününü ifade eder (Williams, 2020: 199). Uluslararası ilişkiler literatüründe ise bir devletin veya uluslararası örgütün, başka bir devleti belirli bir politikayı değiştirmeye zorlamak amacıyla uyguladığı cezalandırıcı ekonomik tedbirler bütünüdür (Şen & Özveren, 2024: 29; Çevik, 2023: 223). Ekonomik yaptırımlar, ticaret kısıtlamaları, varlıkların dondurulması, yatırım yasakları, kredi ve mali yardımların kesilmesi, teknoloji transferinin durdurulması gibi çeşitli biçimlerde olabilir (Kaempfer vd., 2004: 29; Dizaji & Bergeijk, 2013: 660-670). Bu yaptırımlar genellikle askeri müdahaleye alternatif olarak görülmekte ve diplomasinin zorlayıcı araçları arasında yer almaktadır. Örneğin, Hamas’ın seçim zaferi üzerine Filistin Yönetimi’ne ABD ve Avrupa Birliği tarafından uygulanan mali yaptırımlar bütçede azalmaya neden olmuş, ABD’nin UNRWA fonlarını kesmesi binlerce Filistinlinin gıda yardımı alamamasına yol açmıştır (bkz. MAS, 2019: 2).Filistin’e yönelik ekonomik yaptırımların en kapsamlı örneği, İsrail’in 2006 yılında Hamas’ın seçimleri kazanmasından【1】 sonra Gazze’ye uyguladığı ekonomik ambargodur. Bu ambargo Gazze halkını erken seçime zorlamak ve seçilmiş hükümetin işlevselliğini engellemek amacıyla kullanılmış, Gazze’nin kara, hava ve deniz yoluyla dış dünya ile bağlantılarını büyük oranda kesmiştir. Ambargo kapsamında sınır kapılarının çoğu kapalı tutulmuş, 1998 yılında açılan uluslararası Gazze Havaalanı 2000 yılında kapatılmış, 2008’de piste yapılan hava saldırısıyla hava bağlantısı tamamen kesilmiştir (Almassri, 2019: 250).İsrail’in Filistin’e yönelik ekonomik yaptırımları farklı alanlarda da gerçekleşmektedir. 2023 yılında İsrail, Filistin Yönetimi adına topladığı 39 milyon dolar tutarındaki vergi gelirine el koymuş, son yıllarda ise Filistin vergi gelirlerinden yaklaşık 1,8 milyar dolar kesinti yapılmıştır【2】 (Turna, 2025: 500). İsrail ile Filistin arasındaki Paris Ekonomik Protokolü (1994) gereği, Filistin’in dış ticareti tamamen İsrail’in kontrolüne bırakılmış ve gümrük gelirleri doğrudan İsrail tarafından denetlenmektedir (Turna, 2025: 502). Bankacılık sektörü de hedef alınmakta; savaş ortamında Gazze’de yaklaşık on bankanın faaliyeti durdurulmuş, İsrail’in Filistin bankalarının küresel sisteme erişimini sağlayan muafiyet izinlerini kaldırması durumunda ekonomik yaşamın felç olacağı öngörülmektedir (Turna, 2025: 504-505).Batılı ülkeler de (ABD, AB, İngiltere, Kanada) fonları askıya alma şeklinde yaptırımlar uygulamıştır. AB, Hamas ve PIJ ile ilişkili kuruluşlara fon aktarımını yasaklamış, ABD ise Filistin yanlısı boykot kampanyalarına destek veren kurumlara kamu fonu verilmesini engelleyen yasal düzenlemeler yürürlüğe koymuştur. İsrail’in askeri saldırı ve abluka politikaları da ekonomik yaptırımın bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Zira bu saldırılar tarım arazilerinin yüzde 75’inden fazlasının yok olmasına, ticari tesislerin yüzde 80’inin ve eğitim kurumlarının yüzde 86’sının tahrip olmasına sebep olmuştur. Gazze’de nüfusun yüzde 85’i evlerinden edilmiş ve günde ortalama 245 kaloriyle hayatta kalmaya çalışmaktadır【3】 (Turna, 2025: 503-507).İsrail’in uyguladığı ekonomik ambargo, Gazze’nin ekonomik, sosyal ve kültürel yapısında yıkıcı etkiler yaratmış, işsizlik ve fakirlik oranlarını artırmış, sağlık ve eğitim gibi temel hizmetlerin işlemesini sekteye uğratmıştır (Almassri, 2019: 250-252). Gazze’de uygulanan ambargo, uluslararası hukukun öngördüğü insan haklarını ihlal etmiş; BM, Cenevre Sözleşmeleri çerçevesinde insani yardımları engellemek savaş suçu olarak değerlendirilmiştir. BM raporları ve uluslararası gözlemciler, ambargonun sivilleri topluca cezalandırma sonuçlarından dolayı “insanlığa karşı işlenmiş suç” teşkil ettiğini belirtmektedir (Almassri, 2019: 251-253). Gazze’ye insani yardım girişimleri çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından organize edilmiş; ancak İsrail bu girişimlerin çoğunu engellemiş ve bazılarına silahlı müdahalede bulunmuştur (Almassri, 2019: 254).Ekonomik yaptırımların en ağır faturasını genellikle sivil halk ödemektedir. Yaptırımlar, kadınlar, çocuklar, yaşlılar gibi savunmasız grupları orantısız şekilde etkilemektedir (Kokabisaghi, 2018: 376, 385). Günümüzün birbirine bağlı ekonomik sistemleri içinde yaptırımların yalnızca hedef rejimleri etkilemesi neredeyse imkânsızdır. Uygulamada ekonomik yaptırımlar çoğu zaman hedeflenen hükümetler yerine, sivil halkın günlük yaşamını etkileyen sonuçlar doğurmaktadır. Siyasi elitler genellikle alternatif kaynaklara erişim sağlayarak yaptırımların etkilerinden korunabilirken, sıradan vatandaşlar temel ihtiyaçlara erişim konusunda zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır.Tüm bu ekonomik baskı, yaptırım ve abluka uygulamaları Filistin’in bağımsız bir ekonomik politika oluşturmasını engellemektedir. Savaş ortamında uygulanan vergisel yükler ve ekonomik yaptırımların toplumsal ve ekonomik işlevleri yok ettiği, insani krizlerin büyüdüğü; kalıcı ve adil bir çözüm için uluslararası topluma kapsamlı bir müdahale sorumluluğu düştüğü belirtilmektedir (Turna, 2025: 508-509). Bu bağlamda Filistin’e uygulanan ekonomik yaptırımların sivil halka ciddi zarar verdiği mevcut açlık sorununda da önemli bir rol aldığı söylenebilir. Bu gerçeklik, sivil halkı koruyacak alternatif yaklaşımların geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.Okuma ÖnerileriAllen, S. H. & Lektzian, D. J. (2013). “Economic Sanctions: A Blunt Instrument?”Journal of Peace Research, 50 (1), 121-135. Beirsteker, T.; Eckert, S. & Tourinho, M. (2016).Targeted Sanctions: The Impacts and Effectiveness of United Nations Action. Cambridge: Cambridge University Press. Hufbauer, G. C.; Schott, J. J. & Elliott, K. A. (2009).Economic Sanctions Reconsidered. Washington: Peterson Institute for International Economics. Gordon, J. (2011). “Smart Sanctions Revisited”.Ethics & International Affairs, 25 (3), 315-335. Moret, E. S. (2015). “Humanitarian Impacts of Economic Sanctions on Iran and Syria”.European Security, 24 (1), 120-140. Nephew, R. (2018).The Art of Sanctions: A View from the Field. New York: Columbia University Press. Neuenkirch, M. & Neumeier, F. (2016). “The Impact of US Sanctions on Poverty”.Journal of Development Economics, 121, 110-119. Peksen, D. (2019). “Political Effectiveness, Negative Externalities, and the Ethics of Economic Sanctions”.Ethics & International Affairs, 33 (3), 279-289. Weiss, T. G. (1999). “Sanctions as a Foreign Policy Tool: Weighing Humanitarian Impulses”. Journal of Peace Research, 36 (5), 499-509.

Ekonomik Yaptırım

Ekonomik yaptırım, bir ülkenin kaynakları ve mali sistemini hedef alan zorlayıcı önlemler bütününü ifade eder (Williams, 2020: 199). Uluslararası ilişkiler literatüründe ise bir devletin veya uluslararası örgütün, başka bir devleti belirli bir politikayı değiştirmeye zorlamak amacıyla uyguladığı cezalandırıcı ekonomik tedbirler bütünüdür (Şen & Özveren, 2024: 29; Çevik, 2023: 223). Ekonomik yaptırımlar, ticaret kısıtlamaları, varlıkların dondurulması, yatırım yasakları, kredi ve mali yardımların kesilmesi, teknoloji transferinin durdurulması gibi çeşitli biçimlerde olabilir (Kaempfer vd., 2004: 29; Dizaji & Bergeijk, 2013: 660-670). Bu yaptırımlar genellikle askeri müdahaleye alternatif olarak görülmekte ve diplomasinin zorlayıcı araçları arasında yer almaktadır. Örneğin, Hamas’ın seçim zaferi üzerine Filistin Yönetimi’ne ABD ve Avrupa Birliği tarafından uygulanan mali yaptırımlar bütçede azalmaya neden olmuş, ABD’nin UNRWA fonlarını kesmesi binlerce Filistinlinin gıda yardımı alamamasına yol açmıştır (bkz. MAS, 2019: 2).


Filistin’e yönelik ekonomik yaptırımların en kapsamlı örneği, İsrail’in 2006 yılında Hamas’ın seçimleri kazanmasından【1】 sonra Gazze’ye uyguladığı ekonomik ambargodur. Bu ambargo Gazze halkını erken seçime zorlamak ve seçilmiş hükümetin işlevselliğini engellemek amacıyla kullanılmış, Gazze’nin kara, hava ve deniz yoluyla dış dünya ile bağlantılarını büyük oranda kesmiştir. Ambargo kapsamında sınır kapılarının çoğu kapalı tutulmuş, 1998 yılında açılan uluslararası Gazze Havaalanı 2000 yılında kapatılmış, 2008’de piste yapılan hava saldırısıyla hava bağlantısı tamamen kesilmiştir (Almassri, 2019: 250).


İsrail’in Filistin’e yönelik ekonomik yaptırımları farklı alanlarda da gerçekleşmektedir. 2023 yılında İsrail, Filistin Yönetimi adına topladığı 39 milyon dolar tutarındaki vergi gelirine el koymuş, son yıllarda ise Filistin vergi gelirlerinden yaklaşık 1,8 milyar dolar kesinti yapılmıştır【2】 (Turna, 2025: 500). İsrail ile Filistin arasındaki Paris Ekonomik Protokolü (1994) gereği, Filistin’in dış ticareti tamamen İsrail’in kontrolüne bırakılmış ve gümrük gelirleri doğrudan İsrail tarafından denetlenmektedir (Turna, 2025: 502). Bankacılık sektörü de hedef alınmakta; savaş ortamında Gazze’de yaklaşık on bankanın faaliyeti durdurulmuş, İsrail’in Filistin bankalarının küresel sisteme erişimini sağlayan muafiyet izinlerini kaldırması durumunda ekonomik yaşamın felç olacağı öngörülmektedir (Turna, 2025: 504-505).


Batılı ülkeler de (ABD, AB, İngiltere, Kanada) fonları askıya alma şeklinde yaptırımlar uygulamıştır. AB, Hamas ve PIJ ile ilişkili kuruluşlara fon aktarımını yasaklamış, ABD ise Filistin yanlısı boykot kampanyalarına destek veren kurumlara kamu fonu verilmesini engelleyen yasal düzenlemeler yürürlüğe koymuştur. İsrail’in askeri saldırı ve abluka politikaları da ekonomik yaptırımın bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Zira bu saldırılar tarım arazilerinin yüzde 75’inden fazlasının yok olmasına, ticari tesislerin yüzde 80’inin ve eğitim kurumlarının yüzde 86’sının tahrip olmasına sebep olmuştur. Gazze’de nüfusun yüzde 85’i evlerinden edilmiş ve günde ortalama 245 kaloriyle hayatta kalmaya çalışmaktadır【3】 (Turna, 2025: 503-507).


İsrail’in uyguladığı ekonomik ambargo, Gazze’nin ekonomik, sosyal ve kültürel yapısında yıkıcı etkiler yaratmış, işsizlik ve fakirlik oranlarını artırmış, sağlık ve eğitim gibi temel hizmetlerin işlemesini sekteye uğratmıştır (Almassri, 2019: 250-252). Gazze’de uygulanan ambargo, uluslararası hukukun öngördüğü insan haklarını ihlal etmiş; BM, Cenevre Sözleşmeleri çerçevesinde insani yardımları engellemek savaş suçu olarak değerlendirilmiştir. BM raporları ve uluslararası gözlemciler, ambargonun sivilleri topluca cezalandırma sonuçlarından dolayı “insanlığa karşı işlenmiş suç” teşkil ettiğini belirtmektedir (Almassri, 2019: 251-253). Gazze’ye insani yardım girişimleri çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından organize edilmiş; ancak İsrail bu girişimlerin çoğunu engellemiş ve bazılarına silahlı müdahalede bulunmuştur (Almassri, 2019: 254).


Ekonomik yaptırımların en ağır faturasını genellikle sivil halk ödemektedir. Yaptırımlar, kadınlar, çocuklar, yaşlılar gibi savunmasız grupları orantısız şekilde etkilemektedir (Kokabisaghi, 2018: 376, 385). Günümüzün birbirine bağlı ekonomik sistemleri içinde yaptırımların yalnızca hedef rejimleri etkilemesi neredeyse imkânsızdır. Uygulamada ekonomik yaptırımlar çoğu zaman hedeflenen hükümetler yerine, sivil halkın günlük yaşamını etkileyen sonuçlar doğurmaktadır. Siyasi elitler genellikle alternatif kaynaklara erişim sağlayarak yaptırımların etkilerinden korunabilirken, sıradan vatandaşlar temel ihtiyaçlara erişim konusunda zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır.


Tüm bu ekonomik baskı, yaptırım ve abluka uygulamaları Filistin’in bağımsız bir ekonomik politika oluşturmasını engellemektedir. Savaş ortamında uygulanan vergisel yükler ve ekonomik yaptırımların toplumsal ve ekonomik işlevleri yok ettiği, insani krizlerin büyüdüğü; kalıcı ve adil bir çözüm için uluslararası topluma kapsamlı bir müdahale sorumluluğu düştüğü belirtilmektedir (Turna, 2025: 508-509). Bu bağlamda Filistin’e uygulanan ekonomik yaptırımların sivil halka ciddi zarar verdiği mevcut açlık sorununda da önemli bir rol aldığı söylenebilir. Bu gerçeklik, sivil halkı koruyacak alternatif yaklaşımların geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Okuma Önerileri

Allen, S. H. & Lektzian, D. J. (2013). “Economic Sanctions: A Blunt Instrument?”Journal of Peace Research, 50 (1), 121-135. Beirsteker, T.; Eckert, S. & Tourinho, M. (2016).Targeted Sanctions: The Impacts and Effectiveness of United Nations Action. Cambridge: Cambridge University Press. Hufbauer, G. C.; Schott, J. J. & Elliott, K. A. (2009).Economic Sanctions Reconsidered. Washington: Peterson Institute for International Economics. Gordon, J. (2011). “Smart Sanctions Revisited”.Ethics & International Affairs, 25 (3), 315-335. Moret, E. S. (2015). “Humanitarian Impacts of Economic Sanctions on Iran and Syria”.European Security, 24 (1), 120-140. Nephew, R. (2018).The Art of Sanctions: A View from the Field. New York: Columbia University Press. Neuenkirch, M. & Neumeier, F. (2016). “The Impact of US Sanctions on Poverty”.Journal of Development Economics, 121, 110-119. Peksen, D. (2019). “Political Effectiveness, Negative Externalities, and the Ethics of Economic Sanctions”.Ethics & International Affairs, 33 (3), 279-289. Weiss, T. G. (1999). “Sanctions as a Foreign Policy Tool: Weighing Humanitarian Impulses”. Journal of Peace Research, 36 (5), 499-509.

Kaynakça

Almassri, N. (2019). “Gazze Ambargosunun Hukukiliği Değerlendirmesi”. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi / The Journal of International Social Research, 12 (63), 246-256.

Dizaji, S. F. & Bergeijk, P. A. V. (2013). “Potential Early Phase Success And Ultimate Failure of Economic Sanctions”. Journal of Peace Research, 50 (6), 721-736.

Kaempfer, W. H.; Lowenberg, A. D. & Mertens, W. (2004). “International Economic Sanctions Against a Dictator”. Economics & Politics, 16 (1), 29-51.

Kokabisaghi, F. (2018). “Assessment of the Effects of Economic Sanctions on Iranians’ Right to Health by Using Human Rights Impact Assessment Tool: A Systematic Review”. International Journal of Health Policy and Management, 7 (5), 374-393.

MAS (2019). Termination of US Aid to Palestine: Economic and Social Implications. Erişim Tarihi: 18.08.2025, https://mas.ps/cached_uploads/download/migrated_files/20191803101233-1-1640017397.pdf.

Turna, F. (2025). “Filistin-İsrail Savaşı: Vergisel ve Ekonomik Yaptırımlar”. Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 11 (Özel Sayı), 497-516.

Williams, K. (2020). “Do International Sanctions Reduce Household and Government Consumption in Developing Countries?”. South African Journal of Economics, 89 (2), 196-217.

Çevik, V. A. (2023). “Ekonomik Yaptırımlar ve Uluslararası Ticaretin Silahlaştırılması: Küresel Aktörlerden Örnekler”. Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 23 (2), 219-235.

Şen, O. & Özveren, M. (2024). “Ekonomik Yaptırımların Yerli Üretim ile İlişkisi: 1975-78 Silah Ambargosu’ndan CAATSA’ya Bir Çıkarım”. Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 79 (1), 27-60.

Dipnotlar

  • [1]

    Bkz. 2006 Yasama Meclisi Seçimi

  • [2]

    Bu durum vergi gasbı olarak nitelendirilebilir.

  • [3]

    Ayrıca bkz. Educide; Gazze Orucu; Gıda Krizi; İsrail’in Özellikli Hedefleri; Malnütrisyon; Su Hakkı; Su Krizi; Tıbbi Soykırım

Atıf İçin

apaİlboğa, M. (2026). Ekonomik Yaptırım. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 448-451) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadİlboğa, Mustafa. “Ekonomik Yaptırım”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 448-451. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Ekonomik Yaptırım" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Okuma Önerileri

KÜRE'ye Sor