İktisadi Dinamikler
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarFuat SEKMEN13 Temmuz 2026 13:49

ORCID ID

0000-0002-8854-8737

Filistin ekonomisi; Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde örgütlenen üretim, ticaret ve hizmet faaliyetlerinden oluşan, İsrail saldırganlığına sürekli muhatap olan, güvenlik kısıtlamaları, kurumsal kapasite sınırlılıkları ve dış bağımlılık unsurları tarafından şekillendirilen yarı-bağımlı bir ekonomik yapıdır (IMF, 2023). Paris Protokolü (1994) ile belirlenen asimetrik ekonomik düzenlemeler çerçevesinde, Filistin dış ticaret, gümrük rejimi ve para sistemi açısından İsrail ekonomisine entegre olmuş, ancak kendi para politikası üzerinde yetki sahibi olmayan bir statüye sahip hale gelmiştir (IMF, 2023).Makroekonomik yapı açısından bakıldığında Filistin ekonomisi şu şekilde değerlendirilebilir:1.Para sistemine bakıldığında ulusal para biriminin mevcut olmadığı görülür.İsrail şekeli (NIS), Ürdün dinarı (JOD) ve ABD doları (USD) eş zamanlı olaraktedavülde kullanılmaktadır (UNCTAD, 2024). Filistin’in kontrol edebildiği birpara biriminin olmayışı, bağımsız bir para politikası uygulayamaması anlamınada gelmektedir. Bağımsız bir para politikasının olmayışı ise enflasyon ve faizoranlarını dışsal şoklara karşı duyarlı hale getirmektedir.2. Mali sistem, açısından da bazı zorluklar kendisini göstermektedir. Kamu gelir-lerinin yaklaşık yüzde 60’ı İsrail tarafından ithalat vergileri ve KDV üzerindentahsil edilip Filistin Yönetimi’ne aktarılan “tahsilat gelirleri”den oluşmakta-dır (UNCTAD, 2014). Ne var ki, tahsilat mekanizmasında gecikmeler söz konu-sudur. Tahsilat mekanizmasındaki gecikmeler; a) nakit akışı etkisini, b) gelirtahminleri ve bütçe planlamasını, c) borçlanma ve faiz yükünü ve d) ekonomikkonjonktür ve zincirleme etkisini olumsuz şekilde etkilemektedir. Daha açıkifadeyle, tahsilat mekanizmasındaki gecikmeler, başlangıçta likidite sorununayol açar, bu sorun kısa vadeli borçlanma ve faiz giderleri ile büyür, ardındanbütçe açığını kalıcı hale getirebilir. Maliye yönetiminde bu nedenle tahsilatetkinliğini artırmak, dijital vergi sistemleri geliştirmek ve hızlı ödeme altyapı-ları oluşturmak kritik öneme sahiptir (World Bank, 2024).3.Dış Ticaret, Filistin-İsrail dış ticaret düzenlemesi 29 Nisan 1994 tarihinde Paris’teimzalanmış ve aynı yıl Gazze–Eriha Anlaşması’nın (Oslo I sürecinin devamı)ayrılmaz bir parçası olarak yürürlüğe girmiştir (Arnon and Weinblatt, 2001).Protokol, İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) arasında ekonomik ilişki-lerin çerçevesini tayin ederek, Filistin ekonomisinin dış ticaret, gümrük politi-kası, vergi sistemi ve parasal düzenlemelerine dair hükümler getirmiştir. Parisprotokolü gereği, dış ticarette yer alan gümrük tarifeleri ve teknik düzenleme-ler İsrail tarafından belirlenmekte; bu durum, Filistin’in bağımsız ticaret an-laşmaları imzalamasını sınırlamaktadır. Filistin’in ihracatı tarım ve düşükkatma değerli sanayi ürünlerine dayanırken; ithalatı ise enerji, gıda ve sanayigirdilerinde yoğunlaşmaktadır (World Bank, 2024).Filistin’de sektörel dinamikler ekonominin çok daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır:1.Tarımsal Üretim: Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, her ülkede olduğu gibisu kaynaklarına erişime, ekilebilir alanlara ve ürünlerin kolayca pazara ula-şım koşullarına bağlıdır. Filistin topraklarının yaklaşık yüzde 20’si tarımsalfaaliyetlere ayrılmıştır; bu alanın yüzde 90’ı Batı Şeria’da, yüzde 10’u ise GazzeŞeridi’nde yer alır (FAO, 2021). 2021 yılı verilerine göre, Filistin Yönetimibölgelerinde işlenen tarım alanı toplamda yaklaşık 1.138 522 dönümdür; bununyaklaşık 1.048 833 dönümü Batı Şeria’da, 89 689 dönümü ise Gazze Şeridi’ndedir(OCHA, 2024).2.Sanayi: Ülkede sanayi, küçük ölçekli ve çoğunlukla iç pazara yönelik bir üre-tim yapısına sahiptir. Enerji arzında meydana gelen kesintiler ve ithal girdi ba-ğımlılığı üretim kapasitesini sınırlamaktadır (UNCTAD, 2024).3.Hizmetler: Filistin’de hizmet sektörü, ekonominin en dinamik ve büyüyen alan-larından biridir. Özellikle ticaret, ulaştırma, turizm, eğitim ve sağlık hizmet-leri, Filistin ekonomisinin hem istihdam hem de gelir oluşturma açısından enönemli bileşenlerini oluşturmaktadır. Ancak, sektörün gelişimi büyük ölçüdeİsrail saldırılarından dolayı oluşan siyasi istikrarsızlık, hareket kısıtlamalarıve İsrail’in uyguladığı ticaret ile sınır kontrollerine bağlı olarak sınırlı kalmakta-dır (PCBS, 2024). Turizm, özellikle dini ve kültürel miras alanlarında potan-siyel taşımakta, ancak İsrail devletinin sebep olduğu istikrarsızlığa bağlı olarakdalgalı bir seyir izlemektedir.4. İsrail işgalciliği sonucunda Filistin’deki hizmet sektörü yüksek derecede dışabağımlıdır. Sağlık ve eğitim hizmetlerinin geliştirilmesinde uluslararası yardım-ların ve bağışçı kuruluşların katkısı kritik bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla,sektörün sürdürülebilir büyümesi, yalnızca iç dinamiklere değil, aynı zamandadış politik ve ekonomik koşullara da bağlıdır (World Bank, 2022).5. İş gücü: Filistin’de iş gücü piyasası, uzun yıllardır süregelen siyasi belirsizlikler,İsrail’in uyguladığı kısıtlamalar ve ekonomik kırılganlıklar nedeniyle oldukçakarmaşık bir yapıya sahiptir. İş gücünün; yüksek genç nüfus oranı, düşük ka-dın iş gücüne katılım ve istikrarsız istihdam biçimleriyle öne çıkmaktadır. İşgücü piyasasında önemli bir husus da İsrail ile olan ekonomik bağımlılıktır.Filistinli işçilerin bir bölümü İsrail’de veya İsrail ithal vatandaşları tarafındanişgal edilen gasp alanlarında çalışmakta, bu durum ise iş gücünün kırılganlı-ğını artırmaktadır. Güvenlik kısıtlamaları, geçiş izinleri ve politik gelişmeler buişçilerin gelir ve istihdam güvencesini doğrudan etkilemektedir. 2025 ikinci çey-reğinde iş gücüne katılım oranı yüzde 45,4 olarak belirlenmiştir; bu oran erkek-ler için yüzde 72,1, kadınlar için ise yalnızca yüzde 17,8 olarak gerçekleşmiştir(PCBS, 2025:8). Bu durum, kadınların iş gücüne katılımının bölgedeki en temelsorunlardan biri olduğunu göstermektedir. Mayıs 2025 itibarıyla Gazze’deki işgücü piyasası, İsrail saldırılarından dolayı ağır darbe almıştır. Eğitim altyapısınınyüzde 95’inin zarar görmesi, gençlerin istihdama katılımını dramatik biçimdedüşürmüştür. İnsan sermayesi ve iş gücü piyasası üzerinde uzun vadeli olum-suz etkiler gözlenmektedir (ETF, 2025: 85-86).Dünya Bankası’na göre Filistin ekonomisi 2024 yılında GSYİH toplamda yüzde 26 oranında daralmış; Gazze’de küçülme yüzde 80’i, Batı Şeria’da ise yüzde 17’yi aşmıştır (World Bank, 2024). Toplam işsizlik oranı yüzde 51’e ulaşmış; dış yardım seviyelerindeki azalma, mali sürdürülebilirliği tehdit etmeye başlamıştır. 2025 yılı itibarıyla İsrail’in uyguladığı soykırımdan dolayı Gazze’deki iş gücü piyasası “neredeyse tamamen bitmiş” durumdadır; iş gücüne katılım ve istihdamdan söz edilmeyecek durumdadır, insanlar çaresizlik içerisinde hayatta kalmaya çalışmaktadırlar.

İktisadi Dinamikler

Filistin ekonomisi; Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde örgütlenen üretim, ticaret ve hizmet faaliyetlerinden oluşan, İsrail saldırganlığına sürekli muhatap olan, güvenlik kısıtlamaları, kurumsal kapasite sınırlılıkları ve dış bağımlılık unsurları tarafından şekillendirilen yarı-bağımlı bir ekonomik yapıdır (IMF, 2023). Paris Protokolü (1994) ile belirlenen asimetrik ekonomik düzenlemeler çerçevesinde, Filistin dış ticaret, gümrük rejimi ve para sistemi açısından İsrail ekonomisine entegre olmuş, ancak kendi para politikası üzerinde yetki sahibi olmayan bir statüye sahip hale gelmiştir (IMF, 2023).


Makroekonomik yapı açısından bakıldığında Filistin ekonomisi şu şekilde değerlendirilebilir:


1.


Para sistemine bakıldığında ulusal para biriminin mevcut olmadığı görülür.


İsrail şekeli (NIS), Ürdün dinarı (JOD) ve ABD doları (USD) eş zamanlı olarak


tedavülde kullanılmaktadır (UNCTAD, 2024). Filistin’in kontrol edebildiği bir


para biriminin olmayışı, bağımsız bir para politikası uygulayamaması anlamına


da gelmektedir. Bağımsız bir para politikasının olmayışı ise enflasyon ve faiz


oranlarını dışsal şoklara karşı duyarlı hale getirmektedir.


2. Mali sistem, açısından da bazı zorluklar kendisini göstermektedir. Kamu gelir-


lerinin yaklaşık yüzde 60’ı İsrail tarafından ithalat vergileri ve KDV üzerinden


tahsil edilip Filistin Yönetimi’ne aktarılan “tahsilat gelirleri”den oluşmakta-


dır (UNCTAD, 2014). Ne var ki, tahsilat mekanizmasında gecikmeler söz konu-


sudur. Tahsilat mekanizmasındaki gecikmeler; a) nakit akışı etkisini, b) gelir


tahminleri ve bütçe planlamasını, c) borçlanma ve faiz yükünü ve d) ekonomik


konjonktür ve zincirleme etkisini olumsuz şekilde etkilemektedir. Daha açık


ifadeyle, tahsilat mekanizmasındaki gecikmeler, başlangıçta likidite sorununa


yol açar, bu sorun kısa vadeli borçlanma ve faiz giderleri ile büyür, ardından


bütçe açığını kalıcı hale getirebilir. Maliye yönetiminde bu nedenle tahsilat


etkinliğini artırmak, dijital vergi sistemleri geliştirmek ve hızlı ödeme altyapı-


ları oluşturmak kritik öneme sahiptir (World Bank, 2024).


3.


Dış Ticaret, Filistin-İsrail dış ticaret düzenlemesi 29 Nisan 1994 tarihinde Paris’te


imzalanmış ve aynı yıl Gazze–Eriha Anlaşması’nın (Oslo I sürecinin devamı)


ayrılmaz bir parçası olarak yürürlüğe girmiştir (Arnon and Weinblatt, 2001).


Protokol, İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) arasında ekonomik ilişki-


lerin çerçevesini tayin ederek, Filistin ekonomisinin dış ticaret, gümrük politi-


kası, vergi sistemi ve parasal düzenlemelerine dair hükümler getirmiştir. Paris


protokolü gereği, dış ticarette yer alan gümrük tarifeleri ve teknik düzenleme-


ler İsrail tarafından belirlenmekte; bu durum, Filistin’in bağımsız ticaret an-


laşmaları imzalamasını sınırlamaktadır. Filistin’in ihracatı tarım ve düşük


katma değerli sanayi ürünlerine dayanırken; ithalatı ise enerji, gıda ve sanayi


girdilerinde yoğunlaşmaktadır (World Bank, 2024).


Filistin’de sektörel dinamikler ekonominin çok daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır:


1.


Tarımsal Üretim: Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, her ülkede olduğu gibi


su kaynaklarına erişime, ekilebilir alanlara ve ürünlerin kolayca pazara ula-


şım koşullarına bağlıdır. Filistin topraklarının yaklaşık yüzde 20’si tarımsal


faaliyetlere ayrılmıştır; bu alanın yüzde 90’ı Batı Şeria’da, yüzde 10’u ise Gazze


Şeridi’nde yer alır (FAO, 2021). 2021 yılı verilerine göre, Filistin Yönetimi


bölgelerinde işlenen tarım alanı toplamda yaklaşık 1.138 522 dönümdür; bunun


yaklaşık 1.048 833 dönümü Batı Şeria’da, 89 689 dönümü ise Gazze Şeridi’ndedir


(OCHA, 2024).


2.


Sanayi: Ülkede sanayi, küçük ölçekli ve çoğunlukla iç pazara yönelik bir üre-


tim yapısına sahiptir. Enerji arzında meydana gelen kesintiler ve ithal girdi ba-


ğımlılığı üretim kapasitesini sınırlamaktadır (UNCTAD, 2024).


3.


Hizmetler: Filistin’de hizmet sektörü, ekonominin en dinamik ve büyüyen alan-


larından biridir. Özellikle ticaret, ulaştırma, turizm, eğitim ve sağlık hizmet-


leri, Filistin ekonomisinin hem istihdam hem de gelir oluşturma açısından en


önemli bileşenlerini oluşturmaktadır. Ancak, sektörün gelişimi büyük ölçüde


İsrail saldırılarından dolayı oluşan siyasi istikrarsızlık, hareket kısıtlamaları


ve İsrail’in uyguladığı ticaret ile sınır kontrollerine bağlı olarak sınırlı kalmakta-


dır (PCBS, 2024). Turizm, özellikle dini ve kültürel miras alanlarında potan-


siyel taşımakta, ancak İsrail devletinin sebep olduğu istikrarsızlığa bağlı olarak


dalgalı bir seyir izlemektedir.


4. İsrail işgalciliği sonucunda Filistin’deki hizmet sektörü yüksek derecede dışa


bağımlıdır. Sağlık ve eğitim hizmetlerinin geliştirilmesinde uluslararası yardım-


ların ve bağışçı kuruluşların katkısı kritik bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla,


sektörün sürdürülebilir büyümesi, yalnızca iç dinamiklere değil, aynı zamanda


dış politik ve ekonomik koşullara da bağlıdır (World Bank, 2022).


5. İş gücü: Filistin’de iş gücü piyasası, uzun yıllardır süregelen siyasi belirsizlikler,


İsrail’in uyguladığı kısıtlamalar ve ekonomik kırılganlıklar nedeniyle oldukça


karmaşık bir yapıya sahiptir. İş gücünün; yüksek genç nüfus oranı, düşük ka-


dın iş gücüne katılım ve istikrarsız istihdam biçimleriyle öne çıkmaktadır. İş


gücü piyasasında önemli bir husus da İsrail ile olan ekonomik bağımlılıktır.


Filistinli işçilerin bir bölümü İsrail’de veya İsrail ithal vatandaşları tarafından


işgal edilen gasp alanlarında çalışmakta, bu durum ise iş gücünün kırılganlı-


ğını artırmaktadır. Güvenlik kısıtlamaları, geçiş izinleri ve politik gelişmeler bu


işçilerin gelir ve istihdam güvencesini doğrudan etkilemektedir. 2025 ikinci çey-


reğinde iş gücüne katılım oranı yüzde 45,4 olarak belirlenmiştir; bu oran erkek-


ler için yüzde 72,1, kadınlar için ise yalnızca yüzde 17,8 olarak gerçekleşmiştir


(PCBS, 2025:8). Bu durum, kadınların iş gücüne katılımının bölgedeki en temel


sorunlardan biri olduğunu göstermektedir. Mayıs 2025 itibarıyla Gazze’deki iş


gücü piyasası, İsrail saldırılarından dolayı ağır darbe almıştır. Eğitim altyapısının


yüzde 95’inin zarar görmesi, gençlerin istihdama katılımını dramatik biçimde


düşürmüştür. İnsan sermayesi ve iş gücü piyasası üzerinde uzun vadeli olum-


suz etkiler gözlenmektedir (ETF, 2025: 85-86).


Dünya Bankası’na göre Filistin ekonomisi 2024 yılında GSYİH toplamda yüzde 26 oranında daralmış; Gazze’de küçülme yüzde 80’i, Batı Şeria’da ise yüzde 17’yi aşmıştır (World Bank, 2024). Toplam işsizlik oranı yüzde 51’e ulaşmış; dış yardım seviyelerindeki azalma, mali sürdürülebilirliği tehdit etmeye başlamıştır. 2025 yılı itibarıyla İsrail’in uyguladığı soykırımdan dolayı Gazze’deki iş gücü piyasası “neredeyse tamamen bitmiş” durumdadır; iş gücüne katılım ve istihdamdan söz edilmeyecek durumdadır, insanlar çaresizlik içerisinde hayatta kalmaya çalışmaktadırlar.

Kaynakça

Arnon, A., ve J. Weinblatt (2001). “Sovereignty and Economic Development: The case of Israel and Palestina”. The Economic Journal, 111 (472), 291–308.

ETF (2025). The Impact of the Gaza Crisis on Human Capital (May 2025 Update). Erişim Tarihi: 27.09.2025, https://www.etf.europa.eu/en/document-attachments/education-and-training-west-bank-and-gaza-facts-and-figures-update-2025?utm.

IMF (2023). West Bank and Gaza – Report to the Ad Hoc Liaison Committee. Washington, D.C.: International Monetary Fund.

OCHA (2024). Movement and Access in the West Bank and Gaza Strip. United Nations Office for the Coordination of Humanitarian Affairs. Erişim Tarihi: 27.09.2025, https://www.unocha.org/publications/report/occupied-palestinian-territory/fact-sheet-movement-and-access-west-bank-august-2024.

PCBS (2024). The Performance of the Palestinian Economy. Erişim Tarihi: 27.09.2025, https://www.pcbs.gov.ps/post.aspx?lang=en&ItemID=5905.PCBS (2025). Labour Force Survey, West Bank, Q2‑2025. Erişim Tarihi: 27.09.2025, https://www.pcbs.gov.ps/site/lang__en/507/default.aspx.

UNCTAD (2014). Palestinian Fiscal Revenue Leakage to Israel under the Paris Protocol. New York & Geneva: United Nations.

UNCTAD (2024). Economic Costs of the Israeli Occupation for the Palestinian People: The Gaza War. United Nations Conference on Trade and Development. Erişim Tarihi: 27.09.2025, https://unctad.org/publication/economic-costs-israeli-occupation-palestinian-people.

World Bank (2024, May; 2024, Sept; 2024, Dec; 2025, Mar). Palestinian Economic Update. Washington, D.C.: World Bank Group.

World Bank. (2022). Palestinian Economy in Transition: Strengthening the Services Sector. Washington, DC: World Bank Group.

Atıf İçin

apaSekmen, F. (2026). İktisadi Dinamikler. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 771-774) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadSekmen, Fuat. “İktisadi Dinamikler”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 771-774. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"İktisadi Dinamikler" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor